Tarih : 19.09.2018 - 10:18

At kestanesinin şans getirdiğini biliyor muydunuz?

At kestanesi nedir sorusu birçok kişi tarafından oldukça merak edilen ve araştırılan bitkiler arasında yer almaya başladı. Geleneksel tıpta yüzlerce yıl kullanıldıktan sonra 1800’li yıllarda Avrupalı doktorlar at kestanesi ekstresini farklı bir tedavi için kullanmaya başladı. Birçok tedavide kullanılan at kestanesinin faydaları nelerdir? İşte detaylar.

At kestanesinin şans getirdiğini biliyor muydunuz?

İngiltere’de Aesculus hippocastanum’un sert, koyu kahverengi tohumlarına “conker” denir. Birleşik Devletler ve Kanada’daysa “horse chestnut” olarak adlandırılır. Tohumlar olgunlaştıkşa kahverengiye dönen yeşil bir örtüyle kaplanmıştır ve zaman geçtikçe örtü yarılır ve parlak tohumlar ortaya çıkar (At kestanesi, Castanea sativa ağacının tatlı ve yenilebilir kestanesiyle karıştırılmamalıdır). At kestanesinin şans getirdiğine inanılan İngiltere’de çocuklar -ve batıl inançları olan yetişkinler- ilk tohumu bulduklarında “Tuhaf, tuhaf, ilk atkestanem” diye şarkı söyler ve yılın geri kalanının güzel geçeceğine inanırlar. Anavatanı Asya olan at kestanesi Avrupa’ya 1500’lü yılların sonunda getirilmiştir. At kestanesi ağaçları gölgeleri, göz alıcı çiçekleri ve bol miktardaki tohumları nedeniyle yaygın bir şekilde ekildi. At kestanesinin Kuzey Amerika’ya getirildiği 1700’lü yıllarda çoktan Avrupa’daki geleneksel tıbbın bir parçası olmuştu. Kuzey Amerika’daki yerli kabilelelerinin bazıları at kestanesine yakın bir ağaç olan A.glabra’yı ilaç olarak kullanıyordu.

 

Hangi tedavilerde kullanıldı?

 

Geleneksel tıpta yüzlerce yıl kullanıldıktan sonra 1800’li yıllarda Avrupalı doktorlar at kestanesi ekstresini varisli damarlar, basur, sinir ağrısı ve kan dolaşımı sorunlarında kullanmaya başladılar. 1960’lardan itibaren, özellikle Almanya’da, yapılan bilimsel araştırmalardan sonra at kestanesi tohumunun ekstresi kan dolaşımı sorunlarında kullanılmaya başladı. Günümüzde at kestanesi, Almanya’da ginko ve sarı kantarondan sonra en çok satılan şifalı bitkidir. Avrupa’da günümüzde at kestanesi ve at kestanesi tohumu ekstresi (HCSE) birçok damar probleminde ve sportif yaralanmalarda kullanılır. Ekstrenin tıbbi uygulamalarına olan ilgi Birleşik Devletler’de günden güne artmaktadır. Bitkisel tıp uygulayıcıları ve hekimler at kestanesi tohumu ekstresini bacakların şişmesi, varisli damarların oluşması, bacak ağrısı ve deri ülseriyle karakterize edilen kronik toplardamar yetmezliği için tavsiye ederler. Ayrıca geceleri bacakta oluşan kramplar, flebit (ç.n.: Damarlarda ya da varislerde pıhtı oluşması), eklem ağrıları ve ishal için de tavsiye edilir.

 

At kestanesinin kaç türü var?

 

Bu küçük bitki grubunun 13 türü vardır. 9 tanesinin anavatanı Kuzey Amerika’dır, bunların arasında adını bir spor programına vermiş olan A. glabra da vardır. Şemsiye şeklinde gösterişli bir ağaç olan at kestanesi 18 metreye kadar uzayabilir. Karşılıklı dizilen yapraklarda orta noktadan etrafa yayılan 7 küçük yaprakçık vardır. Ortadaki yaprakçık en uzunlarıdır ve kenarları dişlidir. At kestanesi sonbaharda yapraklarını ilk döken ağaçlardan biridir. Piramit şeklinde kümelenen gösterişli çiçekler beyaz-sarı renkli ve kırmızı çizgilidir. Golf topu büyüklüğünde bir meyvesi vardır; bu meyveler büyük, parlak kahverengi tohumları tutar.

 

Yetişme Alışkanlıkları

 

At kestanesinin anavatanı Ön Asya’dan Himalayalara ve Kafkaslara ve Batı’da Balkanların ortasına kadar uzanır. Genellikle Avrupalıların geleneklerinde yer alsa da Avrupa’ya ilk girişi (Viyana) 1576 gibi geç sayılabilecek bir tarihtir. Avrupa’da sevilen bir gölgeli ağaçtır ve ilk göçmenler tarafından Amerika’ya getirilmiştir. Geniş gölgesi nedeniyle ABD’deki caddelere yaygın olarak dikilen bir ağaçtır. Bitkinin cins adı olan Aesculus, bazı yazarlarca meyveleri yenebilen bir meşe türü olan esca için de kullanılır; bu isim Latince’de “yemek ya da beslenme” anlamına gelmektedir. Meyveleri yenmeyen ve zehirli olduğu düşünülen at kestanesi için isim yanıltıcı görünebilir. “At kestanesi” adının verilmesinin nedeni Türklerin atkestanelerini öğütüp atların yemine katması olabilir. Birçok çiftlik hayvanı tohumları yer.

 

Ekim ve Hasat

 

At kestanesi ağaçları eski Amerikan evlerinde çevreyi güzelleştirmek için, Avrupa’dan getirilen bir gelenek olarak, yetiştirilirdi. At kestanesi tohum ve aşılamayla çoğalabilir. Tohumların hareketsiz oğulcukları vardır ve filizlenmeden önce kışı görmeleri gerekir. Tohumlar nemli toprak içinde buzdolabına konur ve ekilmeden önce 4 ay kadar buzdolabında tutulur. Bu işlem daha basit bir şekilde tohumların sonbaharda dışarı ekilmesiyle de yapılabilir. Atkestaneleri zengin, orta ölçüde nemli toprağı sever ama kuru toprakta da büyür. Modern bitkisel tıpta at kestanesinin tohumları kullanılır. At kestanesinin ticari amaçlarla üretimi daha çok Polonya ve Doğu Avrupa’da yaygındır.

Tedavi Amaçlı Kullanımı

✚ Varisli Damarlar
✚ Kronik toplardamar yetmezliği
✚ Basur

Geleneksel tıpta at kestanesi kabuğu ve meyvesinden, basur ve ayak burkulması ve kasılması için topikal (lokal) olarak kullanılan bir merhem yapılır. Günümüzde at kestanesi tohumu ekstresi Avrupa’da varisli damarlar ve kronik toplardamar yetmezliği (CVI) için yaygın olarak kullanılır; toplardamar yetmezliği, kanın, özellikle bir süre ayakta durduktan ya da oturduktan sonra, bacağın aşağı tarafındaki damarlarda toplandığı bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık, varisli damarlar, ağrı, ayak bileklerinde sızı, bacağın aşağı kısmında ağırlık hissi ve kaşıntı ve gece bacaklarda krampla da ilgilidir. Kompresyon çorapları, birçok karşı görüşe rağmen, en önemli tedavilerden biridir. Laboratuvarlarda insanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda at kestanesi tohumu ekstresinin (HCSE) kronik toplardamar yetmezliğinin (CVI) belirtilerine iyi geldiği görüldü.

 

Bu etkiyi sağlayan en önemli bileşen aescin’dir. Bu madde, kollajenleri bozan ve sıvıyı sızdıran enzimlerin salınmasını durdurur; damarların elastik dayanımını güçlendirir, iltihap ve ağrıyı azaltır. At kestanesi ekstresinin kronik toplardamar yetmezliği üzerine etkisini araştıran 13 klinik deney bu bitkinin plasebodan daha etkili olduğunu ve kompresyon çorabına denk bir tedavi aracı olduğunu göstermiştir. Çalışmaya katılanların baldır ve ayak bileği ağrılarının yanı sıra ayak yorgunluğu ve kaşıntısında da azalma olmuştur. Alman sağlık uzmanları, at kestanesi ekstresinin kronik toplardamar yetmezliği ve varisli damar tedavisinde kullanılmasını onaylamıştır. Basur, bir tür varisli damardır.

Semptomatik basur rahatsızlığı olan 80 kişiyle yapılan bir çalışmada 120 mg aescin içeren at kestanesi ekstresinin her gün alınması halinde ağrı sızıların ve kanamaların 1 hafta gibi bir sürede azaldığı görülmüştür. At kestanesi geleneksel olarak yaralanmalardan sonra lokal olarak uygulanırdı. 70 insanla yapılan
bir çift kör bir çalışmada % 2 aescin içeren at kestanesi jölesi 5 dakika içinde yaraya uygulandığında ezilme ve ağrının azaldığı kanıtlanmıştır.

 

Kullanım Şekli:

 

STANDARDİZE EDİLMİŞ EKSTRE: İşlenmemiş at kestanesi zehirli olduğundan yalnızca uygun bir şekilde işlenmiş tohumlar kullanılmalıdır. Çalışmaların çoğu günde 600 mg, 100-150 mg aescin içermelidir, at kestanesi ekstresinin alınması gerektiğini göstermiştir.

LOKAL: At kestanesinden yapılmış ve % 2 aescin içeren jöleler satılmaktadır. Paket üzerinde yazdığı şekliyle kullanın.

 

Uyarılar:

 

At kestanesi insan için zehirlidir (bazı hayvanlar için zararlı değildir). Uygun bir şekilde hazırlanmış ve standardize edilmiş at kestanesi ekstresi güvenlidir. İşlenmemiş at kestanesi yenmemeli ya da bitkisel tıp için kullanılmamalıdır. Kesik ya da ülserli deriye uygulamayın.

    Yorum Ekle

    Ad soyad

    Ceynak