Tarih : 24.04.2018 - 08:25

Menenjit tedavisinde her saniye çok önemli

Beyin zarı enfeksiyonu olarak tanımlanan, en iyi şartlarda bile %5 oranında ölümle sonuçlanabilen tehlikeli bir hastalık olan menenjite virüsler, mantarlar, bakteriler hatta bazı kimyasal maddeler neden olabiliyor. Türkiye’de 100 binde 3 ila 4 oranında görülen menenjitin tedavisinde saniyeler bile çok büyük bir önem taşıyor. Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, 24 Nisan Dünya Menenjit Günü dolayısıyla halkı menenjite karşı uyardı ve bu tehlikeli hastalıktan korunmanın en etkili yolunun aşılanma olduğunu vurguladı.

Menenjit tedavisinde her saniye çok önemli

Beyin zarlarının enfeksiyonu olarak tanımlanan menenjit hastalığına neden olan faktörler yaşa göre değişse de genelde virüsler, mantarlar, bakteriler hatta bazı kimyasal maddeler olarak gösteriliyor. Menenjit mikroplarının genellikle solunum yoluyla bulaştığını belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bu hastalıktan korunmanın yollarını şöyle özetledi: “Bu nedenle menenjit hastalarına bir metreden daha fazla yaklaşmamak gerekir. Ayrıca hastayla ve hastanın temas ettiği eşyalarla temastan sonra el yıkamak çok önemli. Meningokok ve Hib dediğimiz tiplerle, hastayla yakın temas kuranlara korunma amaçlı ilaç veriyoruz. Ancak bu hastalıktan korunmanın en etkili yolu aşılardır.  Menenjite en sık neden olan 2 bakteriye (Hib (Haemophilus influenzae Tip b) ve Pnömokok) karşı geliştirilen aşılar günümüzde Sağlık Bakanlığı tarafından bütün çocuklara ücretsiz olarak uygulanıyor. Menenjite en sık neden olan 3. Bakteri olan meningokok bakterisine yönelik aşılar henüz Türkiye’nin ulusal aşı şemasına girmedi ancak aileler ücretini ödeyerek bu aşıyı yaptırabiliyor ve bu aşılar bebeklikten itibaren başlamak üzere bir program dahilinde uygulanabiliyor.”

 

 

Menenjit tedavisinde her saniye çok önemli

 

Menenjitin en iyi tedavi şartlarında bile %5-10 oranında ölümle sonuçlandığını belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, menenjitin kalıcı sekeller bırakabileceği konusunda uyardı: “Yüzde 20 oranında işitme kaybına yol açar. Nadiren de olsa sara hastalığını tetikleyebilir, öğrenme güçlüğüne neden olabilir ve bunun dışında bazı nörolojik bozukluklara yol açabilir. Bazen de, beyinde su toplanması diye tarif edilen hidrosefali isimli tablo gelişebilir. Bu nedenle menenjit hastalarının mutlaka hastaneye yatırılıp tedavi edilmesi lazım ve ne kadar erken tanı konulup tedaviye başlanırsa o kadar iyi cevap alınabilir. Menenjit tedavisinde saniyeler bile önemlidir çünkü zaman geciktikçe hastanın kalıcı zarar görme riski artar.”

 

Menenjit vakaları Türkiye’de, gelişmiş ülkelerden daha sık görülüyor

 

Menenjitin bütün dünyada görülen bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan şöyle konuştu: “Menenjitin sıklığı, geri kalmış ülkelerde daha yüksektir. Dünyada en sık menenjit kuşağı dediğimiz, Afrika’da Büyük Sahra Çölü’nün güneyinde yer alan kuşaktaki ülkelerde (Nijerya, Gana, Somali, Etiyopya gibi) görülür. Bu kuşakta menenjit sıklığı diğer ülkelere göre 800 kat daha fazladır. Dünyanın geri kalanında ise benzer sıklıklarda görülür. Menenjit gelişmiş ülkelerde 100 binde 1 civarında görülürken, Türkiye’de 100 binde 3 ila 4 civarındadır. Bu hastalık çok tehlikeli olduğu için, Türkiye’de görülme sıklığının yüksek olduğunu söyleyebiliriz.”

 

Doğru teşhis ancak doktor muayenesinde koyulabilir

 

İki yaşın üzerindeki hastalarda belirtilerin genelde ateş, baş ağrısı ve kusmayla başladığını belirten Prof. Dr. Mehmet Ceyhan şu bilgileri verdi: “İki yaş üzerindeki çocuklar genellikle boynunu bükemiyor; iki yaşın altındaki çocuklarda ise çok belirgin bir şikâyet olmuyor. Bazen ateş bile görülmeyebiliyor. Küçük bebeklerde yemek istememe, halsizlik, aşırı duyarlılık, fazla ağlama şeklinde belirtiler görülebiliyor. Menenjit teşhisi ancak doktor muayenesinde anlaşılabilir ve kesin menenjit tanısı için de çocuğun belinden su alıp bakmak gerekir.”

 

Aşılar sayesinde, menenjitsiz bir dünya hayali gerçek olabilir

 

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan şöyle devam etti: “Virüs kaynaklı menenjit hastalığı her yaşta görülse de, bakteri kaynaklı menenjitin görülme sıklığı yaşa göre değişkenlik gösteriyor.

Yeni doğan döneminde menenjite, genellikle annenin doğum kanalından bebeğe ulaşan, daha çok bağırsaklarda bulunan farklı bakteriler neden oluyor.  Yeni doğan döneminden sonra ise üç tane bakteri türü kaynaklı menenjit vakaları daha çok görülüyor. Bunlar da pnömokok, haemophilus influenzae Tip b (hib) ve meningokok bakterileri. Menenjit vakalarının %95’ine bu üç bakteri neden oluyor. Türkiye’de pnömokok ve hib bakterilerine karşı aşılama çalışmaları yürütüldüğü için bunların oranları son yıllarda azaldı. Bu nedenle yeni doğan döneminden sonra, yaşlılar da dahil olmak üzere genel nüfusta en çok görülen menenjit nedeninin meningokok bakterisi olduğunu söyleyebiliriz. Pnömokok ve Hib’e karşı bakanlığımız zaten ücretsiz bir aşı program uyguluyor. Bu iki aşı tüm dünyada 132 ülkede uygulanıyor. Meningokok kaynaklı menenjit vakalarını da aşıyla önleyebilir hale geldiğimizde, bakteriyel menenjitlerin ortadan kaldırılması mümkün. Yani bu sayede menenjitsiz bir dünya hayali gerçek olabilir.

    Yorum Ekle

    Ad soyad

    Ceynak