Tarih : 10.10.2017 - 20:35

10 Ekim 2017 Pazartesi Türkiye Gündemi

“Vize Krizi” Türkiye’nin çivisinin çıkmasına sebep oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD Ankara Büyükelçisini suçladı. Başbakan Yıldırım, “Siz devletin bankasının genel müdürünü tutuklarken biz mi sordunuz da biz FETÖ örgüt üyesi olduğu tespit edilen kişiyi tutuklarken size soralım” diye seslendi ABD yönetimine… Devlet Bahçeli “ABD müttefiklik vizesi sanıyorum bitmek üzeredir” ifadesini kullandı… Kılıçdaroğlu “diplomatik dil” kullanılmasını istedi… IMF Türkiye ekonomisinin büyüme tahminini iki kat artırdı… Katalan Özerk Yönetimi “özgürlük ilanı” kararını ileri bir tarihe erteledi…

10 Ekim 2017 Pazartesi Türkiye Gündemi

10 Ekim 2017 Türkiye Gündemi; özetle şöyleydi:

1)      Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaşanan Vize Krizi’nden ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’i sorumlu tuttu. “Ankara’daki bir büyükelçinin karar alması ve daha sonra kalkıp ‘Bu kararı devletim adına aldım’ demesi düşündürücüdür. Eğer durum böyle ise ABD’deki üst düzey yönetimle bizim konuşacak bir şeyimiz yok! ABD’nin bu büyükelçiye ‘Sana bu yetkiyi kim verdi’ diye sorması lazım” diyen Erdoğan; “Benim büyükelçim böyle bir şey yapsa, biz onu bir saat tutmazdık” şeklinde konuştu.

Daha önceki açıklamasında “Ankara Büyükelçisi’nin böyle bir kararı alarak uygulamaya sokması üzücüdür” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bu büyükelçi veda ziyaretlerinde bulunuyor” dedi ve ilave etti: “Ne Meclis Başkanım, ne bakanlarım ne de şahsım onu kabul etmiyoruz. Onu ABD temsilcisi olarak görmüyoruz.”

2)      ABD Ankara Büyükelçisi John Boss konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Bu kolay aldığımız bir karar değildir, büyük üzüntüyle aldığımız bir karardır” dedi ve şunları söyledi: “Uzun sürmeyeceğini umuyoruz. Ancak bu konunun çözülmesinin ne kadar süreceğini kestiremiyoruz. Bu süreyi, TC Hükümeti’nin taahhütleri belirleyecektir.”

3)      Başbakan Binali Yıldırım’ın konuya yaklaşımı ise çok sertti. ABD’nin müttefik ilişkisiyle bağdaşmayan bir karar aldığını söyleyen Yıldırım, “Türkiye kabile devleti değildir, bize yapılanın misliyle karşılığını veririz” dedi.

Sözlerini “Neymiş efendim, FETÖ soruşturması kapsamında Amerikan misyonlarında bazı kişiler hakkında hukuki süreç başlatmışız” diye sürdüren Yıldırım; konuşmasını şöyle tamamladı:

“E ne olmuş? Türkiye bir hukuk devletidir. Suç işleyen ya da suç isnadı yapılan kişi Amerikan misyonunda olması ona ayrıcalık mı getirecek? Yani beyefendilerden izin mi alacağız? Bir resmi bankamızın genel müdür yardımcısı, görevli gittiği ülkenizde yaka paça tutup hapse atarken bize mi sordunuz? Bizden izin mi aldınız? Hala 15 Temmuz alçak darbe girişiminin başı FETÖ’yü niye orada besliyorsunuz?”

4)      CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli de ABD’nin bu kararına tepki gösterdi. Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Amerika’da Zarraf davasının olduğuna, Halkbank Genel Müdür Yardımcısı’nın orada tutuklandığına dikkat çekti. Kılıçdaroğlu “Şimdi rehin alma politikasıyla kriz çözmeye çalışıyorlar” dedi. Türkiye’nin uyguladığı dış politikayı da eleştiren Kılıçdaroğlu; şöyle konuştu:

“Dış politikadaki atışmaları basın üzerinden yapmak, arka kapı diplomasisini tamamen kapatmak kimseye yarar getirmez. Erdoğan görevini o kadar habersiz ki, önemini o kadar az kavramış ki… Emin olun, okuduğum zaman kulaklarıma inanamadım. Vize Krizi dolayısıyla şöyle diyor; ‘Karar üzüntü verici. Büyükelçinin kararı üzüntü verici. Bir büyükelçi böyle karar alabilir mi? Alınan bir karar var ve çok ağır. Topu büyükelçinin omuzlarına yıkıyorsunuz. Başka bir şey yok!”

Türkiye’nin dış politikasını freni patlayan arabaya benzeten Kılıçdaroğlu “İniş aşağı inen o araç bir yere toslar” dedi.

5)      Amerika’nın Ankara Büyükelçi’nin skandal bir karara imza attığını iddia eden MHP Lideri Devlet Bahçeli ise Amerikan yönetimine bir Kızılderili atasözü olan “Dur dinle. Hep konuşursan hiçbir şey duyamazsın” sözüyle seslendi. Bahçeli, “Hani dosttuk? Hani hiç olmadığı kadar yakındık” dedikten sonra “ABD’nin dostluk, müttefiklik vizesi sanıyorum bitmek üzeredir” ifadesini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 81’ici ilden sonrasını saymayı sevmiş olmalı ki, partisinin bugünkü grup toplantısında “82 Kerkük, 83 Musul” sözünü hatırlatarak; “Bugünden 84’ü söylemeyelim, yoksa 85’inheyecanı kalmayacak” dedi.

6)      Strasburg Valiliği Avrupa Konseyi çalışanlarının kullandığı araç parkını, PKK terör örgütü taraftarlarına tahsis etti. PKK taraftarları o bölgede gösteri yapmaya başladılar.

7)      Katalan Parlamentosu toplandı. Katalan Özerk Yönetimi Başkanı herhangi bir bağımsızlık sözü kullanmadı. Bağımsızlığın ileri tarihte gündeme getirilmesi gerektiğini bildirdi.

8)      Antalya Korkuteli Cumhuriyet Savcısı Kadir Küçüköner, tartıştığı polis memurunun silahından çıkan mermi ile ağır yaralandı. 

10)   Pentagon, Ankara - Washington arasında yaşanan Vize Krizi hakkında şu açıklamayı yaptı: "Türkiye ile yaşanan gerilim askeri operasyonumuzu etkilemez." 

 

GÜNDEMİN YORUMU:

 

Türkiye çok kritik bir süreçten geçiyor. Diplomasinin en ince kurallarını kullanması gereken bir dönemdir bu dönem. Ancak Türkiye diplomasiden ziyade şark kurnazlığını tercih ediyor. Bunun en yakın örneğini bugün yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Amerika’nın Ankara Büyükelçisini suçladı. Ki, bunu yaparak ABD Başkanı Trump’ın “Vay terbiyesiz” deyip büyükelçinin kulağını çekmesi ve işi tatlıya bağlaması için bir kapı aralamaya çalıştı. “Benim büyükelçim böyle bir şey yapsa bir saat içinde onu görevden alırız” diye de güya yol gösterdi.

Devlet yöneten herkes bilir ki, büyükelçiler kendi başlarına karar alamaz ve yaptırım uygulayamazlar. Ankara Büyükelçisi’nin de böyle bir karar alması söz konusu olamaz. Bırakın büyükelçiyi, Washington’daki Türkiye Masası dahi alamaz böyle bir kararı. İllaki Başkan’ın vermesi lazım! Onlar sadece teklifte bulunabilirler ve Başkan Trump onayladığı takdirde uygularlar. Bu resmi yoldur ve belli ki, ABD yönetimi tüm detayları görüşmüş, sonraki gelişmeleri hesaplamış ve bu adımı atmış.

Erdoğan bu resmi yolu bilmesine rağmen nezaket kapısından girmeye çalışıyor. Konsolosluğunda çalışan bir görevliyi dahi koruyan Trump’ın “Büyükelçim bir hata yapmış” demesini ve onu çöpe atmasını bekliyor. Olacak şey değil tabii. 

Ayrıca “Vize Krizi” ile “İdlib Harekâtı” arasında bir bağlantı olduğu da ihtimal dâhilinde. Ki, her hamleyi satranç ustalarının dikkatiyle atmanın şart olduğunu gösteriyor bu olay.

 

 

 

Yorum Ekle

Ad soyad

Ceynak