Tarih : 23.05.2019 - 14:30

12 soruda YSK’nin İstanbul iptal gerekçesi

Yüksek Seçim Kurulunun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin 4’e karşı 7 üyenin oy çokluğuyla aldığı kararın gerekçesinde, süreçte merak edilen soruların yanıtları yer aldı. Seçimin iptali talebine ret oyu veren dört üyeden biri de YSK Başkanı Sadi Güvendi. Güven'in gerekçesi de açıklandı.

12 soruda YSK’nin İstanbul iptal gerekçesi

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin 4’e karşı 7 üyenin oy çokluğuyla aldığı kararın gerekçesinde, süreçte merak edilen soruların yanıtları yer aldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sonuçlarına AK Parti’nin olağanüstü itirazını görüşen YSK, 6 Mayıs’ta “sandık kurullarının usulüne uygun oluşturulmadığı” gerekçesiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etti.

Kurul, seçimin 23 Haziran’da yenilenmesine karar verdi.

YSK’nin bu kararının gerekçesi dün açıklandı. Gerekçe açıklanana kadar, İstanbul seçiminde neden sadece Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal edildiği, sandık kurullarının oluşumunun seçim sonuçlarına nasıl etki ettiği, YSK’nin eski içtihatlarına aykırı karar verilip verilmediği soruları kamuoyunda tartışıldı.

YSK’de 7 üyenin oy çokluğuyla aldığı kararın gerekçesi bu soruları yanıtladı.

Buna göre, merak edilen soruların Kurulun gerekçeli kararındaki yanıtları şöyle:

 

1- İstanbul seçiminde neden sadece Büyükşehir oyları iptal edildi?

YSK’nin seçilme yeterliliğine ilişkin tam kanunsuzluk halleri hariç, süresi içinde olağan veya olağanüstü itiraz yoluyla önüne gelen itirazları inceleyebilme yetkisi bulunuyor.

Diğer yargı mercileri gibi YSK’nin de seçilme yeterliliğine ilişkin tam kanunsuzluk halleri hariç, süresinde itiraz yoluyla önüne gelmeyen bir konuda resen karar vermesi mümkün olmuyor. Bu nedenle inceleme olağanüstü itiraz konuları ile sınırlı yapıldı.

AK Partinin süresinde başvurusu üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iş ve işlemleri olağanüstü itiraz yoluyla iptal edildi.

 

2- Sandık kurulu başkanlarının devlet memuru olması zorunlu mu?

Kanun hükmünün yoruma yer bırakmayacak şekilde açıklığı karşısında, sandık kurulu başkanlarının mülki idare amiri tarafından bildirilen kamu görevlileri listesinden seçilmesi kanuni bir zorunluluk.

Kanun koyucunun getirdiği bu yeni düzenlemenin sandık kurullarının oluşturulması sırasında ilçe seçim kurulları tarafından uygulanma ve YSK tarafından itirazlar aşamasında dikkate alınma zorunluluğu bulunuyor.

 

3- İstanbul’da sandık kurulunda görevlendirilecek kamu görevlisi yetersiz miydi?

İstanbul genelinde büyükşehir belediye başkanlığı seçimi 31 bin 186 sandıkta yapıldı.

Bu sandıklarda bir başkan, bir kamu görevlisi asıl üye, bir de kamu görevlisi yedek üye belirlenmesi gerekiyor. Buna göre, İstanbul genelinde büyükşehir belediye başkanlığı seçimi için 93 bin 558 kamu görevlisine ihtiyaç bulunuyor.

İstanbul’da 12 bin 259’u adliye personeli, 108 bin 472’si devlet okullarındaki kadrolu öğretmenler olmak üzere sadece 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre aylık ödenen ve sandık kurullarında görev alabilecek durumda yaklaşık 220 bin kamu görevlisi bulunuyor.

İstanbul’da sandık kurulu başkanlığı için ihtiyaç duyulan kamu görevlisinin yaklaşık yedi katı 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre aylık ödenen ve sandık kurullarında görev alabilecek durumda olan kamu görevlisi bulunuyor. O nedenle 298 sayılı Kanunun 22’nci maddesine ilçe seçim kurullarınca uyulmamış olmasının hukuken kabul edilebilir bir sebebi bulunmuyor.

 

4- Sandık kurullarında devlet memuru görevlendirilmemesinin makul gerekçesi var mı?

Sandık kurulu başkanının mülki amir tarafından bildirilen kamu görevlileri listesinden seçilmesi yasal zorunluluk.

İlçe seçim kurullarınca makul ve hukuki bir gerekçe ileri sürülmeksizin uyulmamış olması ve kanunla getirilen sandık kurulu başkanının belirlenmesine dair şekil şartlarının ihlali, seçimin güvenilirliğini ortadan kaldırıyor.

 

5- Sandık kurullarının oluşumuna süresi içinde itiraz edilmediği iddiası doğru mu?

Kanuna aykırı oluşturulan sandık kurullarına karşı 2 Mart 2019’a kadar itiraz edilmediği ve bu listelerin kesinleştiği ileri sürülüyorsa da sandık kurullarının kamu görevlisi olması gereken başkan ve üyelerinin listesi talepte bulunmalarına karşın, siyasi partilere verilmedi.

Bu durum siyasi partilerin bu konudaki itiraz haklarını etkili şekilde kullanamamasına neden oldu.

 

6 -Sandık kurullarının aynı şekilde oluşturulduğu 24 Haziran seçimleri neden iptal edilmedi?

Sandık kurullarında devlet memurlarının görevlendirilmesini zorunlu kılan 13 Mart 2018 tarihindeki kanun değişikliğinden sonra ilk olarak 24 Haziran 2018’de Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili Genel seçimi yapıldı.

Seçim sonucunda, “sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı belirlendiği” yolunda itiraz yapılmadığı için Kurul, bu konuda değerlendirme yapmadı.

 

7- YSK, sandık kurullarının oluşumuyla ilgili içtihatlarına aykırı mı karar verdi?

Kanun değişikliğinden sonra ikinci seçim 31 Mart 2019’da yapılan Mahalli İdareler Genel seçimi oldu.

Sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı belirlenmesine ilişkin itirazlar ilk kez bu seçimde Kurulun önüne geldiği için YSK’nin daha önceden bu konuda verdiği, emsal oluşturacak bir içtihadı bulunmuyor.

 

8- Kaç sandık kurulu başkanı yasal zorunluluğa aykırı görevlendirildi?

 

754 sandıkta kurul başkanları yasal zorunluluğa uyulmaksızın kamu görevlisi olmayan kişiler arasından belirlendi.

Bu nedenle kanuna aykırılık oluşturan bu belirlemenin neden yapıldığı ilçe seçim kurulları tarafından izah edilemedi.

 

9- KHK ile ihraç edilen kaç kişi sandıkta görev aldı?

KHK ile kamu görevinden çıkarılan kişilerden 6’sı sandık kurulu başkanı, 3’ü sandık kurulu kamu görevlisi üyesi olarak görevlendirildi.

 

10- Kanun hükmüne aykırı oluşturulan 754 sandık sonucuna etki eder mi?

Sandık kurulu başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlendiği 754 sandıkta oy kullanan seçmen sayısı 212 bin 276 olarak tespit edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde CHP adayı ile AK Parti adayı arasındaki oy farkının 13 bin 729 olması nedeniyle, 754 sandıkta sandık kurulu başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlenmesi ve bu şekilde oluşan sandık kurullarının yaptıkları seçim iş ve işlemlerine itibar edilemeyecek olması, sonuca müessir olay ve haller kapsamında değerlendirilerek seçimin neticesine müessir görüldü.

 

11- Sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız cetvellerin yer aldığı sandıklarda kaç oy kullanıldı?

18 sandıkta sayım döküm cetvelinin hiç bulunmadığı, 90’ında ise sayım döküm cetvellerinde sandık kurulu imzalarının bulunmadığı görüldü.

Sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız olduğu için yok hükmündeki 108 sandıkta oy kullanan seçmen sayısı 30 bin 281 olarak tespit edildi. Seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli unsurlardan sayım döküm cetvellerinin 108 sandıkta düzenlenmemiş olması, bu sandıklardaki seçim sonucunun güvenilirliğini ciddi biçimde zedeledi.

Sayım döküm cetvellerindeki bu eksiklik, tek başına seçim sonucuna müessir olmamadığı için sandık kurulu başkanlarının kanuna aykırı biçimde belirlenmesi olarak değerlendirildi.

 

12 – Kısıtlı seçmenlere oy kullandırıldığı, ölülerin yerine oy verildiği iddiaları doğru mu?

İlçe seçim kurullarınca yapılan incelemeler sonucunda 377 kısıtlının oy kullandığı, 6 sandıkta ölülerin yerine oy verildiği 41 sandıkta ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlülerin yerine oy kullanıldığı, 58 sandıkta ise ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yerine oy kullanıldığı, 224 zihinsel engeli nedeniyle kısıtlıların oy kullandığı belirlendi.

Bu şekilde oy kullanma hakkı olmamasına karşın 706 oy kullandığı tespit edildi.

 

İstanbul Seçiminin iptal talebine red oyu veren 4 üyeden biri de YSK Başkanı Sadi Güven'di. Güven'in gerekçeleri ise şöyle:

"Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimlerin iptali için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez."

 

İstanbul seçiminin yenilenmesine karşı oy veren Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, "Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini oluşturmaz. Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimlerin iptali için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez." ifadelerini kullandı.
YSK'nin gerekçeli kararında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ret oyu veren Güven'in görüşü de yer aldı. Sandık kurullarının kanuna aykırı oluşturulması nedeniyle seçimin iptali kararına katılmasının mümkün olmadığını belirten Güven, bu sandıkların tamamına yakınında AK Parti ile diğer partili üyelerin görev yaparak sandık sonuç tutanaklarını imzaladığını hatırlattı. Önemli olanın, sandık sonuç tutanağının sandık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanmasını müteakip ilçe ve il birleştirme tutanaklarına ve SEÇSİS sistemine doğru aktarılması olduğunu aktaran Güven, şunları kaydetti:
"İmzasız 101 sayım döküm cetvelinin tamamında başkan ve memur üye ile birlikte AK Parti ve 3 sandık hariç CHP tüm sandıklara üye vermiş olup hatta AK Parti 145, CHP 120 olmak üzere bazı sandıklarda 1'den fazla üye ile temsil edilmişlerdir.Ayrıca imzasız sayım döküm cetvelleri ile sandık sonuç tutanakları uyumlu olup seçim iptal nedeni olabilecek bir uyumsuzluk görülmemiştir. Sayım döküm cetveli olmayan 22 sandıkta görev yapan sandık kurulu üyeleri aynı sandıklarda diğer seçim türüne ait 19 sandığın sayım döküm cetvellerini ve 22 sandığın sandık sonuç tutanağını doldurduğuna ve tutanak defterine bir itiraz yapılmadığına göre siyasi partilerin müşahitlerinin ve oy verme yerinde hazır bulunanların huzurunda oy sayım ve döküm işleminin yapılmış olması karşısında sayım ve dökümün sandık başında denetlendiğinin ve buna göre sandık sonuç tutanağının tanzim edildiğinin kabulü gerekmekle bu eksiklikler tüm Kurulca iptal nedeni olarak görülmemiştir. Maddi hatalarla ve kaydırmalarla ilgili usulsüzlükler giderilerek SEÇSİS'e
işlendiğinden iptal nedeni kabul edilmemiştir. Sandık sonuç tutanağındaki geçersiz oyların geçersizlik nedenlerinin yazılı olmayışı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yönelik 39 ilçede geçersiz oylar yeniden sayıldığından iptal nedeni olarak görülmemiştir."
Güven, İstanbul'un Büyükçekmece ilçesinde hayali bina oluşturarak kamu binalarını, tır parklarını, boş arsaları mesken gibi göstererek usulsüz seçmen kaydı yapıldığı ve bununla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını hatırlatarak, bununla ilgili de seçmen listelerinde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle seçimin iptali talebinin kabul edilmediğini vurguladı.
"AK Parti ve CHP üyesi görev yapmaktadır"İki aday arasındaki oy farkının 13 bin 729 olduğunu anımsatan Güven, usulsüz oy kullanıldığı tespit edilen kişi sayısının 706 olduğunu, bunun sonuca etkisi olmayacağı için iptal nedeni sayılmadığını ifade etti.YSK'de 212 sandık ve ilave 41 sandık üzerinde yapılan değerlendirmede, ilçe seçim kurullarınca bildirilen listeye göre 222 sandık kurulu başkanının özel şirket çalışanlarından görevlendirildiği ve bunun seçim sonucunda etkili olduğu fikrinin çoğunluk tarafından benimsendiğini aktaran Güven, şu değerlendirmede bulundu:
"298 sayılı kanunun 22'nci maddesi tüm kamu görevlilerinin listesinin mülki idare amiri tarafından yerleşim yeri adresi esas alınmak suretiyle ilçe seçim kurulu başkanlıklarına gönderileceğini ve İlçe Seçim Kurulu Başkanının sandık kurulu başkanlarını bu kamu görevlileri arasından ad çekme ile tespit edeceğini hüküm altına almıştır. İlçe seçim kurulu başkanı bu şekilde gelen listelerden ad çekme işlemlerini kanun uyarınca ilçe seçim kurulu huzurunda yapmak zorundadır. İlçe seçim kurullarının tümünde AK Parti ve CHP üyesi görev yapmaktadır.Yasa koyucu sandık kurulu başkanlarının usulsüz atanmalarını tam kanunsuzluk nedenine dayalı mutlak iptal sebebi saymamıştır. YSK de kararlarında tam kanunsuzluk nedeniyle iptal sebebi saymamıştır. 298 sayılı kanunun 119'uncu maddesinde 'sandık kurullarının teşkiline dair, ilçe seçim kurulu veya başkanı tarafından yapılan işlemlerin düzeltilmesi için bu işlemlerin neticesinden itibaren en geç iki gün içinde şikayet yoluyla düzeltilmesi' istenebilir."Güven, 31 Mart'ta İstanbul'da 39 ilçede 31 bin 186 sandıkta seçim yapıldığını hatırlatarak, sandıklarda AK Parti'den 45 bin 23, CHP'den 37 bin 9, MHP'den bin 502, Saadet Partisi'nden 8 bin 925, HDP'den 9 bin 357 olmak üzere, diğer siyasi partilerle 106 bin 384 partili üyenin görev yaptığına dikkati çekti.
"Bazı partilerin iki üyesi görev yaptı"
Dosyadaki belgelere göre, kamu çalışanı olmadığı halde sandık başkanı olan 754 kişinin görev yaptığı sandıkların 750'sinde AK Partili üyelerin yer aldığına değinen Güven, AK Parti'nin bu sandıklara bin 104 üye verdiğini, 354 sandıkta iki üyesinin bulunduğunu aktardı.CHP'nin ise aynı sandıkların 3 tanesine üye vermediğini, 28 üyesinin ise göreve gelmediğini ifade eden Güven, diğer 723 sandıkta CHP'li üyelerin görev yaptığını kaydetti. Güven, bu sandıklara toplamda 979 üye veren CHP'nin 256 sandıkta iki üyesinin görev aldığına işaret etti.Sandıklarda diğer siyasi partilerin üyelerinin de yer aldığına dikkati çeken Güven, "Sayım döküm cetvelinin olmadığı 22 sandıkta ise başkan hariç AK Parti 36, CHP 33, HDP 12, Saadet Partisi 12, İYİ Parti 1, seçmen 5 üye ve 22 memur üye görev yapmıştır. Bazı partilerin bir sandıkta ikişer üyesi görev yapmıştır." ifadelerini kullandı.
Sadi Güven, şu değerlendirmeyi yaptı:
" 31 Mart günü İstanbul'da yapılan seçimde, 2018 yılında değişen 298 sayılı yasanın 22'nci maddesine aykırı sandık kurulu başkan ve üyesinin görevlendirildiği şüphesizdir. '2004 ve 2009 yılında YSK tarafından verilen kararlar emsal olmaz' denilebilir ise de kararlar verildiği tarihte yürürlükte bulunan yasadaki sandık kurulu başkan ve üyelerinin belirlenme usulüne aykırılık haline ilişkin olmakla 298 sayılı kanunun değişik 22'nci maddesine aykırılıktan farklı değildir. Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini oluşturmaz. Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimlerin iptali için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez. 5 kişisi siyasi parti temsilcisi olup 7 kişiden oluşan sandık kurulunda siyasi partili üyelerle birlikte görev yapan usulsüz atanmış sandık kurulu başkanının 31 Mart 2019 günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin maddi hatalar giderilip geçersiz oyların tamamının yeniden sayılması karşısında tek başına seçimin neticesine tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit olmadığından sayın çoğunluğun seçimin iptali ile yenilenmesine ilişkin kararına katılınamamıştır."

    Yorum Ekle

    Ad soyad

    Ceynak