Tarih : 13.03.2019 - 22:04

13 Mart 2019 Çarşamba Türkiye gündemi

Cumhurbaşkanı Erdoğan ankara’da yaptığı konuşmada PKK’lı ve FETÖ’cülerin belediyelere sızmaya çalıştığıı bildirdi ve “Mansur efendinin listesinde bunlar var. Seçildiklerinde elbette Kandil’e çalışacaklar” dedi. Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için “Soyguncu” ifadesini kullandı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mansur Yavaş’ın adaylıktan çekilmesini istedi… Mansur Yavaş ise “İftirayla elinize ne geçecek? Namusluca kaybetmesini bilin” dedi. İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Erdoğan’a “Sen hapishaneye giderken, demokrasi adına, hukuk adına senin yanındaydım” diye seslendi.

13 Mart 2019 Çarşamba Türkiye gündemi

13 Mart 2019 Çarşamba Türkiye Gündemi; özetle şöyle:

 

1)      PKK VE FETÖCÜ’LER BEEDİYELERE SIZMAYA ÇALIŞIYORLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da yaptığı konuşmada terör ve ezan konusuna temas etti ve şöyle dedi:

“Ezan ve bayrak düşmanları şimdi kendilerine yeni bir çatı buldular. PKK’lılar FETÖ’cüler belediyelere sızdırılmaya çalışılıyor. Mansur efendinin listesinde de bunlar var. Bunlar seçildikleri zaman elbette Kandil’e çalışacaklar.

 

2)      SOYGUNGU NETANYAHUİ KATİL NETANYAHU

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  İsrail’e seslenirken “İsrail'in başındaki o soyguncu... Diyor ki, Türkiye'de diyor gazeteciler cezaevinde, oradan bize ders vermesin diyor. Soyguncu Netanyahu. Bizi tahrik etmeyin” ifadesini kullandı.

 

3)      EY MANSUR YAVAŞ, YAVAŞ YAVAŞ AYRIL ADAYLIKTAN

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli; Mansur Yavaş için şu yorumu yaptı:

“Kişinin, ‘Ben soruşturma sonucu alınıncaya kadar, mahalli idareler seçimlerini gölgeye düşürmemek için adaylıktan çekiliyorum’ demesi en ahlaki yoldur. Yani diyorum ki; yavaş yavaş ayrıl, kimseyi sıkıntıya sokma.”

 

4)      KILIÇDAROĞLU MAHKEME KARARINI GÖRMEZDEN GELİYOR

Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Mansur Yavaş’ın dün “Bu kişinin yüzde 80 şizofren raporu var, belgede sahtecilikten hapis cezasına çarptırıldı” dediği kişi hakkında “Biz bu kişiyi tanımıyoruz” dedi ve şu açıklamayı yaptı:

“CHP genel başkanı, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan bir kişiyi Ankaralıların önüne aday olarak çıkartan kişi olarak ilk sorumlu olan kişidir. Mahkeme kararlarını görmezden geliyor Kılıçdaroğlu ve ‘bu iddialar kriminal bir kişi tarafından dile getiriliyor’ diyor.”

 

5)      MANSUR YAVAŞ SORULARI CEVAPSIZ BIRAKTI

Ömer Çelik, Mansur Yavaş açıklama yapmış olmasına rağmen bazı soruların henüz cevabını bulamadığını ileri sürdü ve şöyle dedi:

 

“Bahsettiği kişiden tahsil etmeye çalıştığı parayı nasıl bir hizmet karşılığı talep etmiştir? Bir fatura var mıdır? 600 bin doları hangi hizmet karşılığı talep ettiğini sormak herkesin en doğal hakkıdır. Uzun uzun lafı dolandırmaya gerek yok. Mahkemedeki cevaba göre bir avukatlık ilişkisi yok.

Mansur Yavaş’ın firma ve alacaklı olduğu vatandaşla ilgili bir danışmanlık ilişkisi de görünmüyor. Daha vahim bir husus var. Alacağını neden sözleşmeye dökmemiş? Sayın Yavaş amacının vergi vermemek olduğunu söylüyor. Vergiyle ilgili olarak her siyasetçinin hassas olması gerekir.”

 

6)      CHP DEMEK KOLTUĞA BAĞLI OLMAK DEMEK DEĞİLDİR

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu, “CHP demek, koltuğa bağlı olmak demek değildir, CHP’li olmak  ‘ben vazgeçilmezim’ demek anlamına gelmez. Hiç kimse vazgeçilmez değildir” ifadesini kullandığı konuşmasında “beka” tartışmasına yer verdi ve “Siyaset bu kadar ayağa düşmemeli. Ezan, inanç üzerinden oy devşirmeye çalışıyorlar. Ezan, namaza çağrıdır. Ezanlar dünyada hiç susmaz” dedi.

 

7)      SEN HAPİSE GİDERKEN HUKUK ADINA, DEMOKRASİ ADINA YANINDAYDIM

 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kastederek, "Gönül işi de kardeşim, gönül kıra kıra nasıl oluyor bu iş?! En başta benim gönlümü kırdın be... Sen hapishaneye giderken başka bir siyasi partide olmama rağmen yanında ben vardım, dara düştüğün zaman demokrasi adına, adalet adına, hukuk adına yanında bendim" dedi.

 

8)      ARKASINDA DURACAĞINIZ İNSANI DOĞRU SEÇİN

 

Mansur Yavaş, arkasında durdukları insanı iyi seçsinler” dedi ve daha söyleyecekleri olduğunu vurgulayıp birkaç gün sonra yeni açıklamaları olacağını bildirdi.

 

9)      İFTİRAYLA ELİNİZE BİR ŞEY GEÇMEZ

 

Mansur Yavaş, sözlerini şöyle tamamladı: “İftirayla elinize ne geçecek, namusluca kaybetmesini bilin!”

 

10)   SIKILMA DİYE BİR ŞEY KALMADI

 

Temel Karamollaoğlu, İftira ve yalanın bu seçimin parçası olduğunu iddia edip “Sıkılma diye bir şey kalmadı. O toplantıda Saadet Partili kadınlar da varmış. Utanın be! Böyle yalan mı olur? Herkes görsün. Türkiye demokratik bir ülke değil artık!”

 

11)   TANK FABRİKASI DEVRİNİ PROTESTO MİTİNGİNE İZİN ÇIKMADI

 

16 Mart’ta tank fabrikasının devrini protesto edecek olan Harb-İş Sendikası’nın mitingine izin verilmedi. Ankara Valiliği gerekçe olarak “güvenliğinizi sağlayamayız” dedi.

 

GÜNDEMİN YORUMU:

 

Siyaset zıvanadan çıktı! Hani gönül işiydi? Hani hizmet işiydi? “Beka” meselesi ile “gönül işi” arasında nasıl bir ilişki kuracağız? Ülke savaşa gidiyor, siz “gönül işi” diyorsunuz! Ya da ülke gönül işi sayılan bir hizmeti ifa edecek olanları seçmeye hazırlanırken, siz savaş kösleri çalıyorsunuz!

İşin en garip yanı da “gönül işi”ni de “beka” meselesini de sizsiniz gündeme getiriyorsunuz!..

 Bir karar verin artık; Türkiye “beka” için savaşa mı gidiyor? Yoksa güzel hizmetlerle gönül almaya mı gidiyor?

Eğer gönül işi ise bırakın adaylar projelerini açıklasın, ipi göğüslemek için rakiplerine nasıl fark atacağını göstersin…

Yok ülke savaşa gidiyorsa onu söyleyin ve millet tek vücut haline gelsin!.. Parçalanmış bir toplumla savaş kazanılmaz!..

Dün Mansur Yavaş’ı mahkûm etmiş ve onun karşısındaki kişinin ak kaşık olduğunu ve Mansur Yavaş’ıno masum insanı suiistimal ettiği iddiasında bulunmuştunuz. Aynı Ömer Çelik, bugün dünkü iddialarını bırakıp  “Mansur Yavaş 600 bin dolarlık senedi hangi hizmet karşılığında aldı? Fatura verdi mi” türü iddialarla çıktı kamuoyu karşısına!

Mansur Yavaş’ın dediği gibi “Arkasında duracağınız kişiyi iyi seçin!” Yoksa mahcup olabilirsiniz!  

Meral Akşener’in bugünkü açıklaması da gayet insani bir açıklamaydı. Erdoğan’a hitaben "Gönül işi de kardeşim, gönül kıra kıra nasıl oluyor bu iş?!. En başta benim gönlümü kırdın be... Sen hapishaneye giderken başka bir siyasi partide olmama rağmen yanında ben vardım, dara düştüğün zaman demokrasi adına, adalet adına, hukuk adına yanında bendim" dedi. Erdoğan, o gün hukuk adına, demokrasi adına, adalet adına kendisinin yanında yer alan Akşener’e hapishaneyi; hukuk, adalet ve demokrasi adına mı hatırlatıyor acaba?  

 

    Yorum Ekle

    Ad soyad

    Ceynak