Tarih : 18.10.2018 - 22:15

18 Ekim 2018 Perşembe Türkiye Gündemi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, kurdaki düşüşü değerlendirdi ve “Doğru yoldayız” ifadesini kullanıp yeni bir başarı hikayesi yazdıklarını söyledi… Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Başkonsolosluk Binası’nda öldürüldüğü, resmen açıklanmadıysa da kesinlik kazandı. Zaman kazanıp unutturma taktikleri uygulanıyor… Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik, “Türkiye olayı fazla deşelemiyor” dedi ki, bu da başka bir gerçeği Cemal Kaşıkçı olayının!

18 Ekim 2018 Perşembe Türkiye Gündemi

18 Ekim 2018 Perşembe Türkiye Gündemi; özetle şöyle:

 

1)      BAKAN ALBAYRAK: YENİ BİR BAŞARI HİKÂYESİ YAZIYORUZ

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, kurdaki düşüşü değerlendirdi ve “Doğru yoldayız. Yeni bir başarı hikâyesi yazmaya başlamıştır” dedi. 

 

2)      SUUDİ PREN MUHAMMED SORUMLU

ABD İstihbaratı, Cemal Kaşıkçı olayında Suudi Prens Muhammed bin Selman’ın sorumluluğu bulunduğuna ikna olmaya başladığını açıkladı.

 

3)      BELGRAD ORMANI’NDA ARAMA YAPILDI

İstanbul Başsavcılığı yaptığı açıklamada tüm araştırma ve incelemenin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını bildirdi. Olay yeri arama ekibi sabah saatlerine kadar Başkonsolosluk Binası ve Konutu incelendi. İnfaz timinin geçtiği güzergâh olduğu için Belgrat Ormanı’nda da arama yapıldı.

 

4)      SUUDİ ARABİSTAN’A SİLAH SATILMASIN, YARDIM YAPILMASIN

ABD Temsilciler Meclisi Massachussets Eyaleti Vekili Jim McGovern, Suudi Arabistan’a silah satışının ve yardımların durdurulması için yasa teklifi verdi. 

 

5)      TÜRKİYE, CEMAL KAŞIKÇI OLAYINI FAZLA EŞELEMİYOR

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik, bir gazeteye yazdığı makalede “Türkiye Suudi Arabistan’a yardım ediyor; olayı fazla deşelemiyor” ifadesini kullandı. CHP Engin Özkoç  “Bu da gösteriyor ki, adamlar ‘Erdoğan’ı ayarlar ve üzerini kapatırız’, diyorlar” yorumunu yaptı ve “Erdoğan’a onun için teşekkür ediyorlar” dedi.

  

GÜNDEMİN YORUMU:

 

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, iki gündür döviz kurundaki düşüşe temas ediyor ve açıkladıkları Yeni Ekonomi Programı’nın (YEP) etkili olduğuna vurgu yapıp “Doğru yoldayız. Yeni bir başarı hikâyesi yazmaya hazırlanıyoruz” türü ifadeler kullanıyor.

En baştan belirtmek lazım ki, 7.20 seviyesine çıkan Dolar/TL’nin 5.50 seviyesine inmesi bir başarıdır. Ancak, unutmamak lazım ki, Erdoğan’ın “Bana yetki verin her şeyi güllük gülistanlık yapayım” deyip yeni sistemin Cumhurbaşkanı seçildiği gün Dolar/TL 4.60 seviyesindeydi. Araya Papaz Brunson olayı girdi ve dolar bir anda 7.20 TL seviyesine çıktı. ABD Başkanı Donald Trump “Rahip Brunson derhal serbest bırakılsın. Bırakılmazsa bedeli çok ağır olur” dedi. Onun bu tehdidine karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan Pensilvanya’daki Fetullah Gülen’i kast ederek; “Ver papazı, al papazı” restiyle karşılık verdi. Kimin neyi aldığı ortada!

Dolar’ın 7.20 seviyelerine kadar çıkmasının tek nedeni Rahip Andrew Brunson değildi ki, “o mesele çözüme kavuştu” diye; “Her şey iyi” iddiasında bulunmak ve “doğru yoldayız” açıklaması yapmak için çok erken. Global finans çevresinin tedirginliğine sebep olan başka olaylar da var çünkü. Türkiye’nin “doğru yol”da olduğunu söylemesi için o olayların hepsini düzeltmesi gerekiyor.

Ülkelerin büyüme süreçlerinde de, içine düştükleri krizlerle mücadele ettikleri süreçte de bir sistem silsilesi içinde çalışmaları gerekiyor. Erdoğan, Türkiye’nin büyüme süreçlerinde bir sistem takip etmedi. Borçlandı ve seçmenin hoşuna giden sağlık, eğitim, yol, tünel, havalimanı gibi hizmetlere yatırım yaptı. Bu sosyal hizmetler elbette ki gereklidir ve iyidir ama ekonomik tarafı yoktur. Bu hizmetlerin sürdürülebilmesi için ekonominin güçlü olması lazım. Erdoğan, güçlü ekonomiyi ihmal etti. Kendisini ikaz eden reyting şirketlerini “inkâr” yoluna gitti, ülkeleri “düşman” ilan etti. Dünya finans sektörünün doğru kabul edip uyguladığı kuralların yanlış olduğunu söyleyip tam aksini yaptı. Komşu ülkelere “Yerli parayla alışveriş yapalım” teklifini götürdü. Merkez Bankası’nın bağımsız karar almasına sabırsızlık gösterdi. “Faiz neden, enflasyon neticedir” dedi. Gelinen nokta ortada!

Erdoğan’ın bu tutumu, Türkiye’yi yalnızlaştırdı! Yabancı yatırımcının geri çekilmesine sebep oldu! Türkiye’ye kredi veren finans kuruluşlarının tedirgin olmasına neden oldu! Bu yanlışlar birikti birikti ve Türk parasının değer kaybetmesi, enflasyon canavarının azması, faizin kontrolden çıkması ve işsizliğin artması sonucunu doğurdu!

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı’nın “doğru yoldayız” demesi için Türkiye’nin en başta “hukuk devleti” olması lazım. Özerk olması gereken kurumların özerkliğine saygı göstermesi gerekiyor. “Yargı”, “yasama” ve “yürütme” erklerindeki kuvvetler ayrılığı sisteminin doğru işletilmesi şartına mutlaka riayet edilmelidir.

Bir de tabii, dış politika var. Suriye ve Suriyeli göçmenler ne olacaklar? Menbiç gerginliği nasıl bitecek? İdlib nasıl bir çözüme kavuşturulacak? Beşar Esad hâlâ ülkesinin başında! Ona her şeye rağmen “Esed” diye hitap etmeye mi devam edecek Erdoğan? AB ülkeleriyle ilişkiler hep böyle gergin mi olacak? AB kriterlerinin raftan inme ihtimali hiç mi yok?

Bütün bu soruları “Dış düşman” ya da “Türkiye’nin büyümesine tahammül edemeyen hainler” diye cevaplamakla Türkiye’de hiçbir şey “doğru yola” girmez!

Türkiye’nin “Doğru yoldayız” diyebilmesi için duruşunu değiştirmesi ve kendisini dünyanın kabul ettiği yola sokması, yöntemi kabul etmesi lazım.

 

 

 

 

    Yorum Ekle

    Ad soyad

    Ceynak