Tarih : 13.01.2020 - 22:29

Avrupa, Moskova ve Libya üçgeninde diplomasi trafiği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakan’ı ile İstanbul’da Libya konusunu görüştü ve ateşkes mesajı verdi. Libya’da Hafter ateşkese uymayacağını duyurdu, sonra uydu. Daha sonra ateşkesi bozdu. Bugün Moskova’da Serrac ile bir araya geldi ve ateşkes anlaşması için masaya oturdu. Yarın sabaha kadar süre isteyen Hafter’in imza atacağı yönünde olumlu açıklamalar yapıldı.

Avrupa, Moskova ve Libya üçgeninde diplomasi trafiği

13 Ocak 2020 Pazartesi Türkiye Gündemi Yorumu:

 

Türkiye, Libya’daki gelişmelerden dolayı, Avrupa, Rusya, Kuzey Afrika üçgeni içinde geniş bir alanda diplomasi trafiği başlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün İtalya Başbakanı Guiseppe Conte ile görüştü. İki lider bir basın toplantısı düzenledi ve Libya’da barışın kalıcı olması için çaba gösterdiklerini ifade ettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM’nin ateşkes sürecinde gözlemci olmasında fayda var” dedi.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümet Başbakanı Fayiz Serrac ve Halife Hafter bugün Moskova'da bir araya geldi ve Türkiye ve Rusya’nın yaptığı ateşkes çağrısını müzakere etti. Uzun süren görüşmeler esnasında hazırlanan taslak metni Serrac imzaladıysa da Hafter, incelemek maksadıyla yarın sabaha kadar süre istedi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Hafter’in de imzalayacağı yönünde olumlu düşündüğünü ifade etti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da Moskova’daydı. Gelişmeleri takip ediyorlar.

Erdoğan, Libya’da “meşru” ve “gayrimeşru” iki güç olduğuna dikkat çekip “gayrimeşru” diye tanımladığı Halife Hafter ile masaya oturmayacağını söyleyerek; bu ikiliye “ateşkes” çağrısı yapmayacağını söylemiş ve “diplomasi” diyen muhalefet partilerini “uluslararası hukuku” bilmemekle suçlamıştı. Putin, “arabuluculuk” teklifinde bulundu ve Erdoğan’la birlikte 12 Ocak günü ortak ateşkes çağrısında bulundu. Bugün de Libya’da savaşan iki lideri Moskova’da masaya oturttu ve “ateşkes anlaşması” imzalamaları için baskısı yaptı.

“Oluyormuş” demek ki. Ateşkes teklifi Putin’den değil de Erdoğan’dan gelmiş olsaydı ne olurdu acaba? Ateşkes teklifini Erdoğan yapmış olsaydı, iç politikada yaşanan tartışmaların önemli bir kısmı yaşanmazdı. Türkiye iktidarı-muhalefeti ile birlik beraberlik mesajı vermiş olurdu. Rusya, Libya, Almanya, Fransa, Mısır ve Yunanistan, Türkiye’ye daha fazla saygı gösterirdi.

Rusya Ortadoğu’da olduğu gibi Akdeniz’de de oyun kurucu pozisyonuna geçti ve her iki bölgede de yerini sağlamlaştırıyor. Hâlbuki Türkiye’nin yapması lazımdı bunu. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Neden bizim sözümüzle bir araya gelinmiyor da Putin’in sözüyle bir araya geliniyor” diye sordu ve Libya’daki ateşkesi olumlu karşıladıklarını bildirdi. Faik Öztrak, Erdoğan’ın günübirlik politika değiştirmesini eleştirip şöyle dedi:

“Erdoğan'ın fır dönme siyaseti, partisinin, çalışma arkadaşlarının hatta yandaş havuz medyasının da başını döndürmeye başladı. Zavallılar sürekli dün ak dediklerine, bugün kara demek zorunda kalıyorlar. Bunun en son örneği, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal'ın tüm Libya'da yaşananların ardından çıkıp, 'Ara buluculuk yok' demesiydi.”

Malum, İDLİB’de de ateşkes ilan edildi. Gelgelelim Rusya, sivillerin İDLİB’den tahliyesi için 3 kontrol noktası açtı. “Herkes ‘oturduğu yerde otursun’ diye ateşkes ilan edilmedi” demek istiyor yani. İDLİB’deki silahlı güçlerin bir an önce çıkarılması gerektiğine işaret ediyor.

Türkiye’nin gündemi çözümsüz kalan müzakerelerle dolup taşıyor. Devlet Bahçeli’nin “FETÖ ile mücadele zaaf var” açıklaması üzerine CHP, “Önerge verin, biz de sizi destekleyelim” şeklindeki teklifte bulunmuştu. Bahçeli, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne güvenimiz yoktur” deyip kapıları kapamıştı. Ak Pati Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Muş, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada CHP’yi siyasi propaganda yapmakla suçlandı ve “Bir siyasi propaganda olarak bunu kullanmak istiyor. Biz FETÖ ile çetin bir mücadele veriyorken CHP’de tek kelime duymadık” dedi.

 

Şehit yakınları ve gaziler, yönetiminde ATV ve Kanal D Genel Müdürlerinin de görev aldığı Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı’na bağışlanan 338 milyon liranın akıbetini sordu. Gaziler, “23-24 Ocak’ta bağışlanan paraların nereye gittiğini soracağız” açıklamasını yaptı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tank Palet Fabrikası için konuştu ve “Bir an önce ihtiyaç duyduğumuz tankların üretilmesi lazım” açıklamasını yaptı. Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, Altay Tankının üretiminin verilen süre olan 2020 yılına yetişmeyeceğini söyledi ve “Tank üretim tarihini kaşımayın” dedi.

Ankara’da eski – yeni belediye başkanları arasında yolsuzluk iddiaları mahkemeye taşındı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Melih Gökçek hakkında Savcılığa 576 milyon liralık suç duyurusunda bulundu. Savcılığa sunulan müfettiş raporunda, Gökçek döneminde yapılan bir ihalede belediyenin 576 milyon lira zarara uğratıldığı iddia edildi.  

Suriye, İran’la masaya oturdu ve ülkenin inşası için anlaştı. Esad ile arası iyi olmayan Türkiye’nin bu inşaatta yer alması söz konusu olamaz, ne var ki Rusya araya girip tarafları anlaştırmasın!

Bugün KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın 8’inci vefat yıldönümüydü.  50 sene “Mücahit” diye baş üstünde taşınan Rauf Denktaş, ahir ömründe “metal yorgunu” muamelesine tabi tutuldu ve unutuldu gitti.

    Yorum Ekle

    Ad soyad

    Ceynak