Tarih : 24.05.2018 - 16:01

Erdoğan, polis, öğretmen, hemşire ve din görevlilrine müjde verdi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti Seçim Beyannamesi açıklıyor. Erdoğan, "Şimdi önemli bir konuya geliyorum. Bu vesileyle, polis, öğretmen, hemşire ve din görevlilerimize bir müjde vermek istiyorum. Polislerimizin öğretmenlerimizin hemşirelerimizin din görevlilerimizin ve diğer idarecilerimizin emeklilik ek göstergelerini 3600’e çıkaracağız. Buradaki adaletsizliği inşallah gidermiş oluyoruz. Böylece ülkeleri ve milletleri için fedakarca çalışan bu kamu görevlilerimizin emekliliklerinde de verdikleri hizmetlerin karşılığın alabilmelerini temin ediyoruz" dedi.

Erdoğan, polis, öğretmen, hemşire ve din görevlilrine müjde verdi

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantıdaki konuşmasından satır başları:

Aynı yoldan geçmişiz biz, aynı sudan geçmişiz biz. Yazımız bir kışımız bir, aynı dağın yeliyiz biz. Şarkılar bir, türküler bir, hep beraber söyleriz biz. Halaylar bir, horonlar bir, aynı sazın teliyiz biz. Gönüller bir, dualar bir, bir Allah’ın kuluyuz biz. Hasbahçemiz yurdumuzdur, aynı bağın gülüyüz biz.

Aynı yoldan geçtiğimiz, aynı sudan içtiğimiz, aynı şarkıları söylediğimiz; gönüllerimiz ve dualarımız bir olan siz değerli milletvekili adaylarımızı sevgiyle selamlıyorum. Bizleri bu salonda ve ekranları başında takip eden milletimin her bir ferdini, el kalbi duygularımla selamlıyorum.

Ülkemizin dört bir yanında, iş yerinde, atölyesinde, bahçesinde, tarlasında helal rızkının peşinde koşan kardeşlerimizi selamlıyorum. Ayaklarının altına cenneti serildiği analarımızı, yârimiz olan, evladımız olan, kardeşimiz olan kadınlarımızı selamlıyorum. Geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz, bunun için de eğitimden siyasete her alanda önlerini açtığımız gençlerimizi selamlıyorum. Şu mübarek ramazan günü, rabbimden milletimizi ve dünyadaki tüm mazlumları korumasını, esirgemesini, güvene huzura eriştirmesini niyaz ediyorum.

Erdoğan az önce duyurdu: Buradan bir müjde veriyorum

 

"AK PARTİ 2002 KASIM’INDAN BERİ GİRDİĞİ HER SEÇİMDEN BİRİNCİ ÇIKMIŞ BİR PARTİDİR”

Sizler AK Parti’nin 24 Haziran’da yapılacak seçimlerindeki milletvekilleri adayı sıfatıyla, milli iradenin temsilciğine talip olarak bu kutlu yolculuğa çıktınız. Ülkemize hizmet için hep beraber çıktığımız bu yolculuğu inşallah hayırlısıyla menziline ulaştıracağız. AK Parti 2002 Kasım’ından beri girdiği her seçimden birinci çıkmış bir partidir. Ancak bizim için bu yeterli değildir. Biz aynı zamanda Meclis’te, ülkemizi hedeflerine ulaştırabilecek bir çoğunluğa sahip olmak için, bunun için de mücadele ediyoruz.

2002 yılındaki seçimlerde yüzde 34 oya ulaşarak, parlamentonun yüzde 63’ünü alarak iktidar olduk. Bu oran ülkemizin yakın tarihindeki en büyük başarıydı. 2007 seçimlerinde bu oranı yüzde 47’ye çıkardık. Ve yine tek başımıza iktidar olduk. 2011 seçimlerinde yüzde 50 seviyesine kadar ulaştık. Tek başına iktidar olarak yola devam ettik. 7 Haziran’da yüzde 41 oy oranına rağmen tarihimizde ilk defa Meclis’te çoğunluğu sağlayamadığımız bir seçim yaşadık. Biz tek başımıza hükümet kuramadık, ama diğer partiler de çoğunluğu sağlayıp milletimizin karşısına çıkamadılar. Bunun üzerine 2015’te seçimleri yeniledik ve yeniden yüzde 49,5’luk oy oranıyla tek başımıza iktidara geldik.

 

“15 TEMMUZ’DAKİ DARBE GİRİŞİMİYLE ZİRVEYE ULAŞAN BİR SÜRECİ DE HEP BİRLİKTE YAŞADIK”

 

Ayrıca 10 ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde ve 16 Nisan halk oylamasında yüzde 52’lik oy oranlarına ulaşmıştık. Tabi 2007 yılında bir cumhurbaşkanlığı seçim kriziyle karşılaştık. Ardından Gezi olaylarıyla başlayan 17-25 aralık emniyet yargı darbe girişimiyle süren bölücü örgütün çukur eylemleriyle kanlı bir hale dönüşen ve nihayet 15 Temmuz’daki darbe girişimiyle zirveye ulaşan bir süreci de hep birlikte yaşadık.

 

“24 HAZİRAN’DA CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNİ YÜZDE 50’NİN ÇOK ÜZERİNDE BİR OY İLE KAZANMAYI HEDEFLİYORUZ”

Tüm bu saldırıların üstesinden sadece sadece milli iradeye olan bağlılığımız ve güvenimiz sayesinde geldik. Bizler işte böyle bir mirasla ve vakit Türkiye vakti diyerek yola çıkıyoruz. 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 50’nin çok üzerinde bir oy ile kazanmayı hedefliyoruz. Milletimizin en az yarısının desteğini alarak TBMM’de de güçlü bir grup kurmamız gerekiyor. Bunların yolu da yine milletimizle olan gönül bağımızı güçlü tutmaktan geçiyor.

Cumhurbaşkanı adayı olarak şahsım, milletvekili adaylarımız sizlerle el ele vereceğiz. İnşallah her iki seçimden yüzümüzün akıyla çıkacağız.

Biz seçimlerde milletimizin karşısına hiçbir zaman eli boş çıkmadık. Milletimizin huzuruna hep bir yanımızda önceki hükümetlerimiz döneminde yaptıklarımız, diğer yanımızda bir sonraki dönemde yapacaklarımız olduğu halde çıktık. Şimdi bu seçimlerde ne yapıyoruz? 6 Mayıs’ta İstanbul’da seçim manifestomuzu milletimize açıkladık. Bugün güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye başlığıyla hazırladığımız seçim beyannamemizi ‘yaparsa yine AK Parti yapar’ diyerek milletimizin takdirine sunuyoruz. Öncelikle size beyannamemizin giriş kapısı mahiyetindeki gelecek vizyonumuz bölümünü paylaşmak istiyorum.

Erdoğan az önce duyurdu: Buradan bir müjde veriyorum

 

YENİ DÖNEMİN AYIRT EDİCİ VASIFLARINDAN BİRİ OLAN DİJİTALLEŞMEYE ÖZEL ÖNEM VERİYORUZ”

Bugün tüm dünyada her alanda baş döndürücü hızda bir değişim yaşanıyor. Bir yandan teknolojik dönüşümler yaşanırken, diğer yandan sosyal ve kültürel alanda yeni eğilimler gözleniyor. Uyum sağlayanlar kazanırken, geri kalanlar ise eskisinden çok daha fazla bedeller ödüyor. Biz dünyadaki eğilimleri, oluşan fırsatları yeniden şekillenen ilişkileri dikkatle analiz ederek bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Yeni dönemin ayırt edici vasıflarından biri olan dijitalleşmeye özel önem veriyoruz. Dijital Türkiye vaktinin geldiğine inanıyoruz. Yeni hükümet sistemiyle bu vizyonumuzu daha da güçlendirerek Türkiye’yi iş dünyamızın, iş kadınlarımızın küresel ölçekte söz sahibi olduğu bir ülkeye dönüştüreceğiz. 2023’e 5 kala kendimize ufuk çizgisi olarak belirlediğimiz 2053 ve 2071’e doğru emin adımlarla yürüyoruz. Yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlayacağız. Dünya ekonomisinden aldığımız payı yüzde 1,5 düzeyine taşıyacağız.

Korumacılık eğiliminin küresel düzeyde yükseldiği bir ortamda, geçici rüzgarlara kapılmayıp dışa açık, rekabetçi, serbest piyasayı esas alan ekonomik yapımızı güçlendirerek yola devam edeceğiz.Coğrafyamızın, dinamik genç nüfusumuzun tüm avantajlarını kullanarak ülkemizi bilgi üreten, katma değere dönüştüren bir güç haline dönüştüreceğiz.

Üretim biçimimizi, en önemli rekabet unsuru haline gelen yenilikçiliğe dayalı bir yapıya dönüştüreceğiz. Bilgiye dayalı eğitim, büyümemizin belirleyici gücü olacaktır. En büyük servetimiz dinamik nüfusumuz ve gençlerimizdir. Gelişmiş ülkelerin gıptayla baktığı genç nüfusumuzun sunduğu fırsat penceresini ekonomik büyüme açısından en iyi şekilde değerlendireceğiz. Gençlerimizle küresel ölçekte yeni başarı hikayeleri yazacağız.

Kalkınma hedefimiz çerçevesinde kadınlarımızın kalkınma sürecine daha aktif katılımını desteklemeye devam edeceğiz. Bir yandan kadın girişimciliğini güçlendirirken, diğer yandan kadınların iş gücüne katılma oranını 2023 sonunda yüzde 40’ın üzerine çıkaracağız.

Alt orta gelir durumunda olan ülkemizi üst-orta gelir grubuna yükselttik. Yeni hedefimiz ülkemizi yüksek gelirli ülkeler ligine taşımaktır. Türkiye’de bu güç var. Kapsayıcı bir ekonomik büyüme anlayışı içinde, ekonominin nimetlerini daha adaletli şekilde tüm toplumsal kesimlere paylaştıracağız. Gelir dağılımını iyileştirirken, bölgeler arası dengesizlikleri azaltacağız.

 

“DEMOKRATİK STANDARTLARI YÜKSEK BİR ÜLKE OLMA YOLUNDA KARARLILIKLA İLERLEYECEĞİZ”

 

Çalışma istek yetenek ve becerisine sahip herkesin üretime katkıda bulunduğu, demokratik standartları yüksek bir ülke olma yolunda kararlılıkla ilerleyeceğiz.

Küresel düzeyde ekonomik ve sosyal gelişmeleri şekillendirmesi beklenen alanlardaki teknolojik gelişmelere yoğunlaşacağız. Teknolojinin her alanında yetkin bir ülke haline geleceğiz. Aynı zamanda insanımızı zihni ve fiziki becerilerinden faydalanabileceğimiz yeni alanlarda istihdam edeceğiz. Milli gelirden araştırma geliştirmeye ayırdığımız kaynaklarımızın payını yüzde 2’nin üzerine çıkararak imalat sanayimizde yüksek teknolojili üretimin payının hâkim olduğu ekonomik bir yapıya sahip olacağız.

Girişimci ve yenilikçi bir anlayışla özel sektörün rolünü güçlendireceğiz. Küçük ve orta boy işletmeler başta olmak üzere rekabetçi bir ortamda oluşturacağımız özgün projelerle küresel ölçekte tanınan çok sayıda girişimcisi ve markası olan bir ülke konumuna yükseleceğiz. Kamuda ve özel sektörde kurumsal kaliteyi artırmış bir Türkiye hedefliyoruz. Sadece ulusal düzeyde değil, uluslararası düzeyde de hizmet verebilecek nitelikte mega projelerimizi birer birer hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Ülkemizi, eğitim, sağlık, bilgi, enerji, savunma sanayii, lojistik ve ticarette yerli milli üretimle dünyada söz sahibi olan bir ülke haline dönüştüreceğiz.

 

“AKILLI VE YEŞİL KENT PROJELERİYLE ŞEHİRLERİMİZİ DAHA YAŞANABİLİR HALE KAVUŞTURACAĞIZ”

 

Özellikle savunma sanayiinde özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak, dünyanın önde gelen ihracatçı arasına girecektir. Siber alanda da organizasyon kabiliyetini geliştireceğiz. Ülkemiz için vazgeçilmez olan enerji ve gıda güvenliği alanlarında uluslararası standartlarda en üst düzede tedbirleri hayta geçireceğiz. Akıllı ve yeşil kent projeleriyle şehirlerimizi daha yaşanabilir hale kavuşturacağız. Gelecek nesillerimize, medeniyetimizin izlerini bulacakları iftihar edecekleri kimliği olan şehirler bırakacağız. Eğitim kültür ve sanatta yenilikçi ürün veyaklaşımlarla tüm insanlık için değer üretmeye, yeni yeni atılımlar yapmaya devam edeceğiz.

Ülkemiz özellikle gelişmekte olan ülkelerin sıkıntı ve beklentilerini dile getirmede önemli bir rol üstleniyor. Avrupa Birliği başta olmak üzere farklı bölgesel yapılarla ekonomik ve siyasi ilişkilerimizi güçlendireceğiz. Milletimizle birlikte bölgemizdeki ve tüm dünyadaki dost ve kardeş milletlerin daha fazla refaha kavuşmasını istiyoruz. Bunun için gereken işbirliğini daha da sıkılaştırarak katma değerin bu coğrafyalarda üretilmesi için gereken adımlarını atacağız.

Türkiye bugün olduğu gibi gelecekte de demokrasi ve adaleti sadece kendi insanı için değil tüm insanlık için istemeye devam edecektir. “Dünya 5’ten büyüktür” çağrımızı kararlılıkla ifade etmeyi sürdüreceğiz.

 

MECLİS’İN İTİBARI EN ÇOK AK PARTİ İKTİDARLARI DÖNEMİNDE ARTMIŞTIR”

 

Seçim beyannamemizin ikinci kısmını yeni yönetim modelimiz oluşturuyor. Milletimiz 24 Haziran’da bir sandıkta kendini temsil etmek üzere, Meclis’ göndereceği milletvekillerini, diğer sandıktan kendini yönetecek cumhurbaşkanını seçecek. Yeni dönemi güçlü Meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye olarak ifade ediyoruz. İnşallah bağımsız güçlü, tarafsız yargıyla da inşallah demokrasimizi sağlam temeller üzerine oturtuyoruz. Meclis’te Cumhurbaşkanı ne kadar ahenk ve işbirliği içinde çalışırsa Türkiye o kadar kazanacaktır. 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığını kazanmak kadar, çoğunluğu elde etmeyi de önemli görüyoruz. Meclis’in itibarı en çok AK Parti iktidarları döneminde artmıştır. Partilerin aralarındaki kavgalar sebebiyle millete hizmet edemez hale gelmiş Meclis’imizi en büyük reformlara imza atan bir kurum haline dönüştürdük.

Yeni dönemde Meclis’i daha güçlü bir yere taşımakta kararlıyız. Mevcut sistemde meclis kanun tasarılarını hazırlayan, hükümetin gölgesi altında kalıyordu. Yeni sistemde ise, cumhurbaşkanı bütçe dışında Meclis’e kanun teklif edemiyor. Böylece kanun yapma yetkisini tek başına ve sadece milletvekillerine vererek Meclis’i gerçek gücüne biz kavuşturduk. Meclis’in hükümeti denetleme yetkileri daha da artırılmış, yeni dönemde de sürüyor. Kurulacak hükümet ise, kararnameler ve diğer düzenleyici işlemlerle tamamen milletimize hizmete odaklanacaktır. Kararların daha hızla alınacağı ve daha etkin uygulanacağı yeni sistem ülkemize çok ciddi zaman maliyeti olan sıkıntıları ortadan kaldıracaktır.

Seçimlerin hemen ardından cumhurbaşkanına bağlı olan kamu yönetimi yenilenecek, reforma tabii tutulacaktır. Bu konudaki devam eden hazırlıklarımızı seçimlerin ardından yürürlüğe sokacağız.

Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı da önem verdiğimiz bir başka husustur. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, yargıda da vesayet kalıntılarını ortadan kaldırmak için gereken adımları attık. Yargının sadece kendi işiyle uğraşacağı bir sistemi kurma yolunda önemli mesafe kat ettik.

Önümüzdeki dönemde yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirmeyi sağlayacak adımları atmayı sürdüreceğiz.

Seçim beyannamemizin üçüncü bölümünde, milletimizle güçlü demokrasi hedefimizi paylaşıyoruz.

Biz demokrasi ile kalkınmayı birbirinin tamamlayıcısı olarak gördük. AK Parti iktidara geldiği günden beri Türkiye’de hakları ve özgürlükleri gerçek anlamda tesis eden, standartlarını sürekli yükselten partidir. Önümüze çıkan sorunlar ne kadar büyük olursa olsun, asla demokrasiden özgürlüklerden haklardan taviz vermedik. AK Parti’nin hak ve özgürlükler konusunda bugüne kadar yaptıklarını saymaya kalksak karşımıza çok uzun bir liste çıkar. 24 Haziran seçimlerinden sonra demokrasimizi geliştirmeye devam edecek Türkiye’yi ekonomide olduğu gibi demokrasi liginde de bir üst sınıfa çıkartacağız.

Şimdi lig dedim de aklıma geldi. 2020 Şampiyonlar Ligi finali İstanbul’da oynanacak.

 

"CEMEVLERİNE HUKUKİ STATÜ TANIYACAĞIZ"

 

Cemevlerine hukuki statü tanıyacağız. Devletin idari adli düzeninin temel haklar merkeze alınacak şekilde geliştirilmesini sağlayacağız. Yasaklarla mücadelemizi artırarak devam ettireceğiz.

İktidara yürürken ne demiştik? Şu sözümüz vardı. 3 Y ile mücadele sözünü vermiştik. Yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluktu. Mücadelemizi sürdüreceğiz.

Ana muhalefetin OHAL’i diline dolaması demokrasimiz bakımından utanç vericidir. Tüm dünyanın bizi darbeler ve terör örgütleri karşısındaki duruşumuz sebebiyle takdir ettiği süreçte, ana muhalefetin böyle bir tavır takınmasını milletimiz unutmayacaktır.

Bizim bir laiklik tanımımız var. AK Parti, dini özgürlüklerin, farklı hayat tarzlarının teminat altına alınması, devletin bütün inanç gruplarına eşit mesafede durması olarak görüyor. Bu çerçevede FETÖ başta olmak üzere, insanlarımızın inançlarını istismar ederek, devlete tasallut eden yapılarla mücadeleyi devam ettireceğiz. Kendi partimizden başlayarak, istişareyi ve katılımcılığı en üst düzeye çıkartmak için çalıştık, çalışıyoruz.

 

“MAHALLE VE SEMT BEKÇİLERİNİ YAYGINLAŞTIRARAK TÜM SOKAKLARIMIZI HUZURLU HALE GETİRECEĞİZ”

 

Sivil toplum kuruluşlarının hukuki statülerinden diğer kurumlarla ilişkilerine, mali kaynaklarına kadar tüm işlemlerini şeffaf ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturacağız. Yargının milletimizin gözünde hak ettiği saygın yere gelebilmesi için gereken reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Milletimizin adalet talebinin karşılanabilmesi için yargı süreçlerini hızlandırma, kolaylaştırma çalışmalarına devam edeceğiz. Milletimizin huzur içinde yaşayabilmesi için güvenlik konusunda ortaya çıkan yeni durumlara karşı gereken tedbirleri süratle alacağız. Mahalle ve semt bekçilerini yaygınlaştırarak tüm sokaklarımızı huzurlu hale getireceğiz.

Türkiye, ülkemizdeki nüfusun gen havuzunu çıkaracak ve kişiye dayalı tıp uygulamalarını da geliştireceğiz.

Gençlerimize sadece güvenmekle kalmıyor. Aynı zamanda onlara her alanda en iyi geleceği hazırlamaya çalışıyoruz. Nitelikli eğitimle gençlerimizin sadece iş değil, aynı zamanda kariyer sahibi olmalarını da hedefliyoruz. Lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında yurt dışı eğitim imkanlarını artırarak, dünyayı bilen, oradaki birikimleri ülkemize taşıyacak bir kuşak yetiştirmeye çalışıyoruz.

“SİYASETTE GENÇLERİN ÖNÜNÜ AÇAN BİZ OLDUK BİZ”

Bir dönem Türkiye’nin en önemli sorunu olan üniversite ve yurt konusunda attığımız adımları taçlandıracak projeleri yeni dönemde hayata geçireceğiz. Siyasette gençlerin önünü açan biz olduk biz. Seçilme yaşını önce 25’e şimdi de 18’e düşürerek gençlerin enerjisini siyasete daha fazla yansıtmayı amaçlıyoruz.

Kadınlarımızı hayatın her alanında hak ettikleri yere getirme konusunda gerçekten çok önemli mesafe kat ettik. Siyasetten bürokrasiye, kültür ve sanattan sivil toplum faaliyetine kadar kadınların etkin birere fert olarak süreçlere katılımını artırmayı sürdüreceğiz. Kadınlarımızın mağduriyetine yol açan sorunlarla mücadeleyi de devam ettireceğiz. Milletimizin omurgası olarak gördüğümüz ailenin güçlendirilmesi, çocuk sayımızın artırılması, sosyal politikalarımızın ana eksenini oluşturuyor. Çocuklarımızın insani ve ahlaki değerlere sahip, bilinçli, saygılı kendine güvenen fertler olarak yetiştirilmesini sağlayacağız.

 

“YAŞLILARIMIZA VE ENGELLİLERİMİZE YÖNELİK ÇOK ÖNEMLİ PROJELERİMİZ VAR”

 

Hedefimiz günlük 4,3 doların altında bir harcama ile yaşamak zorunda kalan kimse bırakmamaktır. Yaşlılarımıza ve engellilerimize yönelik çok önemli projelerimiz var.

Sağlıklı bir toplumun önemli bir aracı olan sporu, altyapısı ve insan kaynağı ile geliştirmeyi sürdüreceğiz.

Türkiye, dünyanın en gelişmiş sosyal güvenlik sistemine sahip ülkelerinden biridir. Özellikle emeklilerimize kurban ve ramazan bayramlarında 1000’er lira ikramiye vererek bu mübarek günlerde onlara önemli bir destek sağlıyoruz.

 

EKONOMİ 

Bizim ekonomideki başarımızın sırrı güven ve istikrar iklimini sağlayabilmiş olmamızdır. Yeni dönemde de güven ve istikrarı güçlendirmek için çalışacağız. Mali disiplin ve finansal istikrar konusunda en küçük taviz vermeyeceğiz. İhracatıyla istihdamıyla yatırımlarıyla büyümeyi destekleyecek her adımı kararlılıkla sürdüreceğiz. Dijital dönüşüme hız vereceğiz. Yüksek katma değerli sektörlerin ekonomimiz içindeki payını artırarak, rekabet gücümüzü yükselteceğiz. Üretimimizin ve ihracatımızın ithalata olan bağlılığını azaltacağız.

Enflasyonla mücadele konusunda yeni ve çok ciddi önlemleri seçimden hemen sonra yürürlüğe koyacağız. Son dönemde bir parça yukarı hareketlenen enflasyon sorununu ülkemizin gündeminde çıkarmakta kararlıyız. Cari açığı yapısal sorun olmaktan çıkartıp kalıcı şekilde düzelteceğiz. Böylece dış kaynak ihtiyacını azaltarak ekonomimizi daha dayanıklı hale getireceğiz.

 

STRATEJİK SEKTÖRLER

 

Bilim teknoloji ARGE konusunda başlattığımız çalışmaları milli teknoloji hamlesiyle yeni bir boyuta taşıyacağız. Antarktika’da kuruluş hazırlıklarını başlattığımız Türk Bilim Üssü’nü önümüzdeki yıl faaliyete açıyoruz. İmalat sanayiimizi daha yüksek katma değer üreten küresel rekabet gücünü kazanmış bir yapıya dönüştüreceğiz. Yüksek teknolojiye dayalı yatırımlar için kurulan 6 endüstri bölgesine 15 tane daha ilave edeceğiz. Ülkemizin en büyük liman projesinin uygulandığı bölgeyi, yüksek ve orta teknolojili yatırımlar için üretim merkezi haline getireceğiz.

Enerji, sağlık, havacılık, uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim sektörleri gibi öncelikli alanlarda teknolojik ürün yatırımlarını destekleyeceğiz. Türkiye’nin otomobil projesini hızla hayata geçireceğiz. Deniz taşımacılığında gemi filomuzu hızla yenileyeceğiz.

 

“SİLAHLI VE SİLAHSIZ İHA’LAR KONUSUNDA ELDE ETTİĞİMİZ BAŞARI BİZE GÜÇ VE MORAL VERMİŞTİR”

 

Yaşadığımız tecrübeler savunma sanayinde güçlü olmadan hedeflerimize ulaşamayacağımızı göstermiştir. Teknolojik dönüşüme liderlik eden yatırımlara öncelik veriyoruz. Silahlı ve silahsız İHA’lar konusunda elde ettiğimiz başarı bize güç ve moral vermiştir. İşte Afrin’de bunu yaşadık, Cerablus’ta bunu yaşadık. Özel sektörün savunma, havacılık ve uzay anlamında daha etkin hale gelmesi gerekiyor. ALTAY milli tankı seri üretim haline geldi. Bu çalışmaları yeni dönemde hızla sonuçlandırıp, ticari kullanım aşamasına getireceğiz. İnsansız savaş uçakları konusunda ARGE çalışmaları başlatacağız. Açık denizlerde de görev yapabilecek havuzlu çıkartma gemisini tamamlayarak donanmamıza dahil edeceğiz.

 

“UZAY AJANSIMIZI BU YIL KURUYORUZ”

 

Uzayda bayrağımızı temsil edecek çalışmaları yürütecek uzay ajansımızı bu yıl kuruyoruz. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı mümkün olan en üst seviyede değerlendirmeyi hedefliyoruz. Doğalgaz kullanmayan ilimiz ve büyük ilçemiz kalmayacak. Yerli kömürü elektrik üretiminde en iyi şekilde değerlendireceğiz.

Bor başta olmak üzere ülkemizin sahip olduğu değerli hammaddeleri en etkin şekilde kullanma çalışmalarına devam edeceğiz.

Hedefimiz 2023 yılında tarımsal milli gelirimizi 150 milyar dolara, tarımsal ihracatımızı da 50 milyar dolara çıkartmaktır.

 

“SERTİFİKALI TOHUM KULLANIMINA DESTEK VERECEĞİZ”

 

Tarıma dayalı ekonomik yatırımları yüzde 50 hibe ile desteklemeyi sürdüreceğiz. Dikey tarım gibi modern teknikleri yaygınlaştıracağız. Sertifikalı tohum kullanımına destek vereceğiz. Sudan’da kiralanan tarım arazisini girişimcilerimize açacağız. Hayvan varlığımızı artırarak kırmızı et tüketiminde kendi kendine yeten bir ülke haline geleceğiz.

Ulaştırma, AK Parti iktidarlarının çok başarılı olduğu alanlardan birisidir. Otoyol ağımızı iki katına çıkartacağız. Bölünmüş yol ağımızı 26 bin km’ye çıkarttık bunu da 36 bin 500 km’ye ulaştıracağız. Havacılık ve denizcilik sektörlerinde ülkemizi dünyanın en önemli transit merkezi haline getireceğiz. Kent içi ulaşımda yerel yönetimler raylı sistemleri daha fazla kullanacak. İstanbul ile birlikte 9 yeni havalimanını daha hizmete alacağız. 2020- 2021 yıllarında iki yeni uyduyu daha uzaya göndereceğiz.

 

ÇEVRE ŞEHİRCİLİK VE YEREL YÖNETİMLER

 

Sürdürülebilir, kapsayıcı ve dengeli kalkınma yaklaşımımız çerçevesinde ülkemizin her ferdini ve bölgesini kuşatacak bir vizyonu hep birlikte hayata geçireceğiz. Çevre sorunlarına ve iklim değişimlerine karşı alınacak tedbirleri gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun bir gereği olaram görüyoruz. Başlattığımız sıfır atık projesiyle dünya çapında bir model ortaya koymayı amaçlıyoruz.

Ülke çapında korunan alanlarımızın sayısını 653’e çıkartacak, buralarda kuracağımız altyapı ve vereceğimiz hizmetlerle 135 milyon ziyaretçiyi ağırlayacağız. ÇED süreçlerinin daha etkin kullanımını uygulanmasını temin edeceğiz. Su havzalarının tamamını koruma altına alacağız. Taşkın koruma tesislerimizin sayısını 2 katından fazla artırarak 10 bine çıkartacağız. Orman alanlarımızın büyüklüğünü 233 milyon dekara çıkaracağız.

Tarihimizden aldığımız ilhamla insanın aynası olarak gördüğümüz şehirlerimizi karakter sahibi mekanlarla, estetik huzurlu ve güvenli hayat alanlarına dönüştürmekte kararlıyız. İnsanı merkeze alan, kültürün sanatın yeşilin vazgeçilmez parçaları olduğu şehirler kurmak ve yaşatmak istiyoruz. İstanbul başta olmak üzere marka değeri yüksek olan şehirlerimizi cazibe merkezi haline dönüştüreceğiz. Yerel yönetim reformu gerçekleştirerek belediyelerin icracı gücünü artıracağız.

 

 

    Yorum Ekle

    Ad soyad

    Ceynak