Tarih : 16.11.2019 - 21:49

Erdoğan, Trump’a diyemediğini EYT’lilere dedi!

Türk toplumu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan seçimi kaybetmesi pahasına da olsa, Washington’a yaptığı ziyarette, ABD Başkanı Trump’a “Milletimi rencide eden mektubu sana misliyle iade ediyorum” demesini ve beraberinde götürdüğü mektubu fırlatıp “Sen bir aptalsın” diye suratına haykırmasını bekliyordu, yapmadı. Trump’a yapmadığını EYD’lilere yaptı ama… “Seçimi kaybedeceğimizi bilsem dahi ben bu işte yokum” dedi.

Erdoğan, Trump’a diyemediğini EYT’lilere dedi!

16 Kasım 2019 Cumartesi Türkiye Gündemi Yorumu:

 

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) şöyle derin bir “oh” diyebilme ümidiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzının içine bakıyor, kendileriyle ilgili son dakika haberlerini merak ve ümitle takip ediyorlardı. Bugün o ümitleri suya düştü! İstanbul’da toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, EYT konusuna son noktayı koydu ve “Boşuna ümitlenmeyin” dedi. Erdoğan, kararlılığını vurgulamak için “seçim kaybetsek de ben bu işte yokum” ifadesini kullandı. Erdoğan gerekçelerini sıralarken önce, “Niçin erken emeklilik” diye sordu ve ardından şöyle dedi: “Bırakalım ne zaman emekli olması gerekiyorsa o zaman emekli olsun ve parasını alsın. Erken emekli olduğu zaman ideal ücreti alamayacak, hem de ikinci bir iş aramak suretiyle ikinci iş ile işsizliğe öncü olacak.”

CHP’ye de bir gönderme yapan Erdoğan, “SGK sistemimizin çökmesini istemelerinin tek sebebi kaos ortamından kendilerine siyasi rant devşirme hesabıdır. Biz bunu yapmayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçenlerde de “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şart yok” demişti. Kendisine puan kazandırmayan hiçbir işi kabul etmiyor ve kendi sorumluluk alanı içine sokmuyor. ABD Başkanı Trump’a, “sert adamlığı bırak, aptal olma” diye yazdığı mektubu “al başına çal” demedi, diyemedi. Demedi çünkü kendisi için riskli olduğunu gördü! EYT’lilere söylemekte beis görmemiş olmalı ki, “Ben bu işte yokum” diye kestirip attı! Gerçi cümlesinin sonunu “Halkıma hizmetten dolayı zarar ediyorsak edelim be, edelim” diye bağladıysa da belli ki,  EYT’lilerin başına açacağı problemden çekinmiyor! EYT’liler avanta istemiyor, iltimas beklemiyorlar hâlbuki. Sadece yaşamak istiyorlar.

EYT, emeklilik için yaş ve prim gün sayısını doldurmuş, emeklilik süresini tamamlamayı bekleyen işsiz demektir. Bir an için 50 yaşına gelmiş bir kişinin işsiz olduğunu ve 60 yaşında anca emekli olabileceğini düşünelim, mesela. İş arıyor ama kapılar “bize genç lazım” diye suratına kapanıyor! SGK’ya gidiyor “beni emekli edin” diye; oradan da “gençsin” diye geri çevriliyor! “Bari sağlık hizmetlerinden faydalanayım” diyor, ona da “Genel Sağlık Sigortası (GSS) yaptır, hizmetten yararlan” cevabını veriyorlar. Evine ekmek götüremeyen işsiz bir kişi, parayı nereden bulsun da “GSS primi” yatırsın?

Erdoğan, belli ki topluma ümit verici bir şeyler söylemek istiyor ama bulamıyor! Bula bula EYT ve şehir hastanelerini buldu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, iki gün önce şehir hastanelerinin kamuya pahalıya mal olduğunu söylemiş ve İhtiyaç duyulan hastane inşaatlarının genel bütçeden karşılaşacağını açıklamıştı. Erdoğan da bu konuda hemfikir olmalı ki, şehir hastanelerinin zarar ettiğini doğrulayan bir konuşma yaptı ve sonunu “Halkımıza hizmette zarar edeceksek edelim” diye bağladı.

 Erdoğan vatandaşa çok güveniyor olmalı. Şehir hastanelerindeki zararı da ETY’lilerin durumunu da vatandaşa havale etti.

Erdoğan vatandaşa bu kadar fatura çıkarır da müjde vermez mi? Verdi tabii! Önce 4 milyon 650 bini bulan resmi işsiz (DİSK bu sayının 7 milyon 305 bin olduğunu açıkladı) sayısına temas etti ve yüzde 30’lara, 40’lara kadar çıkan faizin yüzde 13,5’a kadar indiğini, enflasyonun ise 2020’de tek haneli olacağını söyleyip “Bu da yatırım demektir. İstihdam demektir. İstihdamda yaşadığımız kayıpları hızlı bir şekilde telafi edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu güzel duygularına Merhum Nasrettin Hoca ile cevap vermekte fayda var: Hoca, komşusundan aldığı borcu bir türlü ödeyemiyor. Üç-beş komşu kapıya dayanmış, “Hocam, borcunu öde artık” diye. Hoca, “kısa sürede ödeyeceğim” demiş ve eklemiş. “Evin önüne çalı ektim. Koyun sürüsü geçerken yünleri çalıya takılsın, diye!” Şaşıran adam “Sonra” diye sorumuş. Hoca, “Yünleri bizim hatun eğirecek, ben de götürüp satacağım” demiş. Adam gülmüş. Hoca hemen taşı gediğine koyup “Peşin parayı gördün gülersin, değil mi” demiş.

Erdoğan’ın bu kadar anlattığı güzel şeyden sonra bize de gülmek kalıyor. İyi ki, zor anlarımızda dahi bizi güldüren bir cumhurbaşkanımız var! Tadını çıkaralım!..           

  • поиск 50 77 ищу работу грузовой авто 17.11.2019 18:27

    Hi there, how's it going? Just shared this post with a colleague, we had a good laugh.

Yorum Ekle

Ad soyad

Ceynak