Yazarlar

Hasan Sezer

Hasan Sezer

Nihayet Nükleer Santralimiz de oluyor!

3 Nisan 2018 günü Sayın partili Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve kalabalık bir Türk ve Rus devlet erkânının katılımı ile Akkuyu Nükleer santralinin temelini attılar. Herkesin beklentisi, bölgedeki MHP’lilerin de katılımı ile Sayın Erdoğan’ın bunu bir şov’a dönüştüreceği şeklinde idi. Ama dağ fare doğurdu. Ankara’dan İki ülke lideri ve başta Enerji Bakanımız Sayın Berat Albayrak ve diğer devlet büyükleri Külliye’den telekonferans yöntemi ile temel atma törenini gerçekleştirdiler. Bu Nükleer Santralın yapılacağı yörenin bir ferdi olarak doğrusunu söylemek gerekirse hem yadırgadım, hem de hiç yadırgamadım. Yadırgamamın nedeni; en küçük bir gölet, köprü, tünel vs. açılışını büyük debdebeler ile gerçekleştiren AKP İktidarının, 20 milyar dolardan fazlaya mal olacak tesise uzaktan kumanda tavrıdır! Binlerce işsize iş, yöre halkına aş, dahası da ülkenin en önemli problemi enerji üretimine azımsanmayacak bir katkı yapacağı yazılıp çizilen bu tesisin açılışını böyle sıradan bir törenle geçiştirilmesini yadırgadım doğrusu!

Niçin yadırgamadığıma gelince; birkaç önceki yazımda bu nükleer santral hakkında yöre halkının kaale alınmadığını belirtmiş ve mutlaka doyurucu bir açıklama yapılması gerektiğini yazmıştım. Bu nükleer santral projesi, yıllardan beri konuşuluyor ve bölgeye pozitif bir katkı ne yazık ki, sağlamıyor idi! Bölge Ülkemizin turizm açısından en güzel bölgesi, aynı zamanda narenciye ve sebze üretiminde de hatırı sayılır bir ağırlığı olmasına rağmen değer olarak yerlerde sürünmekte idi. Santral kuruluşunda 15 bin kişi çalışacak, işletmeye alındığında 3 bin 500 daimi çalışanı olacak deniyor. Bunların çoluk çocuğunu, ziyaretçilerini hesaba katsanız, bir de son derece güvenli ve üstün emniyetli olacağını hesaba katsanız, bölgenin her yönden tavan yapacağını düşünürsünüz. Ama kazın ayağı maalesef hiç de öyle gözükmüyor. Buradan anlaşılan şudur ki; bu santral faydalı da, zararlı da olsa yapılacak! Kimseye söz hakkı düşmez mantığı yürütülüyor.

 

NASRETTİN HOCAYA SORMUŞLAR!

 

Nasrettin hoca merhum çarşıda dolaşıyorken, birisi; “ hocam, birisi bir tepsi börekle geçti; gördün mü?” deyince; Nasrettin Hoca; “bana ne” demiş. Konuşan şahıs; “ hocam sizin eve doğru gidiyordu” deyince; hoca cevaben; “ be adam madem bizim eve gidiyor sana ne!” diyerek adamın ağzının payını vermiş. Bizimkisi boş lakırdı! Biz kimiz ki; bu konularda konuşmaya kalkıyoruz! Bu ülkenin kafa yoran bunca insanı varken bize çenemizi kapamak düşer amma; ne çekti isek, çenemizden çektik. Çekmeye de devam edeceğiz.

 

BizGençler