Yazarlar

Hasan Sezer

Hasan Sezer

Ormanlar kralı aslan ve tilki

Eski zamanlardan birinde ormanlarda kuş uçsa haberi olan, ormanlar kralı aslan hastalanmış ve ininde, çağırdığı tilki ile konuşmaktaymış. Tilkiye hitaben; “Tilki kardeş sen çok zeki ve kurnaz birisin. Benim iyileşmem için mutlaka bir geyik yemem lâzım. Bu halimle bırak geyik yakalamayı inimden bile çıkamam. Ne yap, ne et bana bir geyik getir de onu parçalayıp yiyeyim. Böylece sıhhatime kavuşmuş olurum” demiş. Tilki anasının gözü. Emri yerine getirmese, başına gelecekleri biliyor. Hemen işe koyulmuş. Ama biliyor ki; bu iş öyle kolay olmayacak! Kafasında kendine göre senaryolar geliştirerek geyiği aramaya koyulmuş.

 

 

Epeyce dolaştıktan sonra bir dere kenarında su içmekte olan geyiğe yaklaşmış ve iltifatlar etmeye başlayarak; “geyik kardeş, ormanlar kralımız aslan artık yaşlandı ve hasta durumda. İninden çıkamıyor. Düşünmüş taşınmış, yerine ormanlar kralı olarak seni getirmeye karar vermiş. Acilen beni gönderdi. Hemen gidelim. Bir an önce devir teslim olsun da seni başımızda görelim” diyerek ve daha bir çok övgüler sıralayarak geyiği Aslan’ın inine gitmeye ikna etmiş. Geyik önde tilki arkada tam ine girdikleri anda pusuda bekleyen aslan hamle yapmış ama eski gücü ve çevikliğinde olmayan Aslan’ın hamlesi boşa gitmiş ve geyik can havliyle kendisini dışarı atarak hızla kaçıp gözden kaybolmuş. Aslan avını kaçırmanın hiddetiyle iyice sinirlenmiş ve tilkiye hitaben; ”koş geyiği ikna et ve geri getir. Onu yiyemezsem kendimi toparlayamam” deyince tilki bunun zor olacağını, geyiğin bir daha gelmeyeceğini anlatmaya çalıştıysa da emir büyük yerden geldiği için tekrardan ormanın yolunu tutmuş.

 

TİLKİ GEYİĞİ TEKRAR GELMEYE İKNA ETMİŞ

 

Geyiği bulan tilki; yavuz hırsız, ev sahibini bastırır misali hemen,  geyiğe yüklenmeye başlamış ve “sana yazıklar olsun. Ormanlar kralımız seni denemek istedi.  Sen ise tabansız çıktın. Hemen kaçmayı yeğledin. Korkak, tabansız birisine ormanlar krallığı emanet edilir mi? Hadi yürü hemen kralımızdan özür dile ve tacına kavuş” deyince mevki ve makam hırsı geyiğin aklını başından almış ve aslanın inine tekrardan gelmişler. Bu kez işi sıkı tutan aslan bir hamlede geyiği altına almış ve pençe darbeleriyle zor da olsa parçalamış ve afiyetle yemeye başlamış. Pençe darbeleri sırasında geyiğin beyni de tam tilkinin önüne düşmesin mi? Tilki de afiyetle geyiğin beynini midesine indirmiş. Karnı doyup kendine gelen aslan; “bunun beyni nerde tez bul onu da yiyeceğim” diyerek tilkiye çıkışınca, tilki de yarı korku yarı kurnazlıkla, “efendim bunun beyni yoktur. Beyni olsaydı iki defa bile ölüme gelir miydi” diye cevap vermiş. Aslanın ne derece inandığı bilinmez ama, tilkiye yine işi düşeceğinden midir, yoksa karnını doyurmuş olmasından mıdır? Tilkiye bir şey dememiş.

Bu hikayeyi yazarken herhangi bir şeyi ima etmek niyetinde değilim. Sadece bilinen bir hikayeyi hatırda tutmak istedim.

BizGençler