Yazarlar

Hasan Sezer

Hasan Sezer

Tarikatlar, cemaatler yine gündeme geldi!

Ülkede çözüm bekleyen onlarca sorun var. Bunlara çözüm üretmesi gereken İktidar, bu konularda denetlemesi gereken Muhalefet maalesef havanda su dövmeye devam ediyor. Matematikte merdiven hesapları vardır. En aşağıdan başlanarak; adım adım çözülerek sonuca varılır. Ortadan, tepeden başlanarak doğru çözüm bulunamaz. Sıkıntıların üstesinden gelebilmek için teşhis doğru konulmalı ve doğru yollardan çözüme gidilmelidir. Deveye sormuşlar; “boynun neden eğri” diye. Cevaben; “ nerem doğru ki!” demiş.

 

Tarikat, cemaat nedir?

Bu konularda ahkâm kesmek elbette haddimize değil. Kısaca açıklamaya çalışırsak, herkesin bildiği gibi tarik yol anlamındadır. İslam dininde tasavvufta takip edilen yol demektir. Tasavvufu ise İslam âlimleri;  ölmeden ölmek olarak açıklamışlardır. Kısacası, İslam hukukunu tam kavramış, yaşantısı ile herkese örnek olabilecek insanların, Allah yolunda tam bir teslimiyet içinde bulundukları yoldur. Bu yol her insanın kaldırabileceği bir yol değildir. Hele günümüzde dünya nimetlerine düşkünlük bu kadar tavan yapmışken, tasavvuf yolunda bulunmak, tarikatçılık yapmak hiç de mümkün olmaz. Ama gelin görün ki; tarikat ve tarikatçıdan geçilmiyor. İnsanlar maalesef çöldeki serap misali kendilerini aldatıyorlar. Haberlerde izlemiştim. Kendini tarikat şeyhi sanan bir sapık müridi olacak şahsa; “ Şeriatta haram olan, tarikatta helal olur” demiş.  Hâlbuki İslam kaidelerini biraz bilse, birazcık ilmihal bilgisi olsa, Peygamberimizin kızı Fatma’ya; “Babanın peygamberliğine güvenme. Namazını aksatma” dediğini ve bunun gibi nice hükümlerin insanları kötülüklerden men ettiğini bilirdi. Cemaat ise, yine Cem (birleşmek) kelimesinden esinlenerek bir araya gelmelerdir. Daha çok İslami topluluklar için kullanılırsa da her ülkede kendi inançlarını temsil eden tarikat ve cemaatler da mevcuttur. Yurdumuzda, samimi, İslam dinine bağlı pek çok cemaat olduğu gibi, istismarcı kişilerin hâkim olduğu ve insanların samimi duygularını sömüren art niyetli tarikat görünümlü cemaatler de mevcuttur.

 

Diyanet ne iş yapar?

 

Maalesef İslamiyet, pek çok saldırıya uğramıştır. Ehli Sünnet yolu, yani Peygamberimiz (sav) ve onun yolundan giden İslam büyüklerinin yolu çeşitli entrikalarla kesilmeye çalışılmıştır. Kendini âlim, ulema sanan bir takım kişiler bu yolu sulandırmaya, bulandırmaya çalışmışlardır. Öncelikle Diyanet işleri kendi içindeki yanlış düşünceleri temizlemeli, sonra da insanların samimi duygularla, bağlandığı bu cemaat ve tarikatları denetlemelidir. Ayrıca siyasi iktidarlar da oy kaygısı ile bu kuruluşlara devlet imkânlarını aktarmayı kesmelidir. Kısacası Devlet imkânları bir takım menfaatler için çar-çur edilmemelidir. Hakiki Müslüman almayı değil vermeyi bilmelidir. Yazımızı Peygamberimizin bir hadisi şerifiyle bitirelim. “Veren el, alan elden üstündür”

BizGençler