Mehmet Reis

Mehmet Reis

Gıdanın önemini anlamayan hem aç hem yaya kalır

Dünya Gıda Örgütü (FAO) küresel ısınma seviyesinin 2 dereceyi geçmemesinin gerektiğini aksi halde açlık çeken 800 milyon insan sayısının daha da artacağı uyarısını yapıyor.

 

Bir yandan açlık diğer yandan obezite ile mücadele ve israf gündemden düşmüyor.2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyarı aşması bekleniyor.

 

Dünyanın artan nüfusunun beslenebilmesi için 2050 yılına kadar mevcut gıda üretiminin yüzde 50 artması gerektiği söyleniyor. Dünyada ki toprakların 3’de 1 ‘i ekilebilir durumda. Kırsal kesimde yaşayan nüfus oranı azaldı ve gün geçtikçe azalmaya devam ediyor. Küresel iklim değişikliği, sel, kuraklık, hastalık, orman yangınları ekosistemi tehdit ediyor. Yeraltı ve yer üstü sularında kirlenme biyo-çeşitlilik de azalmaya neden oluyor. Bu olay son yıllarda tüm dünya ülkelerinde yaşanan sıkıntıdır.

 

İklim değişikliği ve diğer olumsuz etkenlerin baskısı; ormanları tahrip ediyor, denizleri kirletiyor, toprakları verimsizleştiriyor. Su havzaları kuruyor ve akarsuların bazıları yok oluyor. Tüm dünyada küresel iklim değişimi, su varlıklarının ve çevrenin korunması, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması ile ilgili etkinlikler yapılıyor.

 

Yaşamın temel kaynağı toprak, su, hava, orman ekosistemlerin birbiriyle etkileşiminin önemine dikkat çekiliyor. Gereken hassasiyetin gösterilmesi varlıkların tanınması ön plana çıkıyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizin de bu tehditlerle karşı karşıya olduğunu görüyoruz.

 

Su kaynaklarında kuruma ve kirlenme tehdidi yaşamaktadır. Bazı azalan dere yataklarına ancak kış aylarında su geliyor. Denizlerde kirlilik oranının artması ile bio-çeşitlilik azaldı ve balık çeşitlerinde özellikle Karadeniz’de yaklaşık %50 oranında düşüş görülmektedir. Ülkemizde var olan su, orman ve çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması için yasaların uygulanabilir hale getirilmesi gerekmektedir. Bunun için daha fazla hassasiyet ve farkındalık yaratılması gerekiyor.

 

Sonuç olarak; Gıdanın önemi yarın daha da çok anlaşılacak.

 

Kaynakların etkin kullanılması daha iyi bir ekosistemin etkileşimi,  gıda güvenliğinin oluşması tarımın sürdürülebilir olması için toprak, su, orman kaynaklarının korunması, geleneksel tohumların kullanımı çiftçinin bilgilendirilmesi ile gerçekleşebilir.

 

 

Türkiye; tarımda teknolojiye yatırım yapmalı bu sayede mevcut tarım alanlarında daha yüksek verim alabilir. Bilinçli bir tarım, ürün kalitesini ve standardını arttırır, toprağı korur ve su kaybını önler. Bunun için tüm paydaşların birlikte olduğu ortak bir platform oluşturulmalı ve koordinasyon sağlanmalıdır.

 

 

 

 

Ceynak
BizGençler