Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Endüstri 4.0 Devrimi’ni ıs-ka-la-ma-ya-lım!

Endüstri 4.0 Devrimi baş döndürücü bir hızlı geliyor. Yapay zekâ ve robot dönemi de diyebileceğimiz bu dönemin ne anlama geldiğini Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Galip Cansever“2020 yılına kadar yaklaşık 50 milyar donanımlı cihazın birbiri ile iletişim halinde olacağı tahmin ediliyor” diyerek; gayet net bir şekilde özetledi.

İnsan gibi düşünen, birbiriyle iletişim kuran ve insanın yaptığı hemen her işi yapma yeteneğine sahip yapay zekâlı robotların gelişinden bahsediyoruz. Ki, aynı zamanda çok şeyin değişeceğinin habercisidir bu geliş.

Ebeveynlerin çocuklarıyla, siyasetçilerin birbirleriyle, sanayinin üniversite ile iletişim kuramadığı Türkiye’de bu değişim nasıl yaşanacak acaba?

Gelişmiş ülkelere bakıldığında, kalkınmanın ana kaldıraçları arasında ilk göze çarpan unsurun “sanayi – üniversite” işbirliği olduğu görülür. Türkiye gündeminde de önemli bir yer tutar bu konu ama ne yazık ki, hep lâfta kalmış ve bir türlü tesis edilememiştir o işbirliği!..

Türkiye’nin Endüstri 4.0 Devrimi’nden etkileneceği kesin ama değişime ayak uydurması hususunda olumlu bir cevap vermek oldukça zor!..  

Türkiye’nin ihtiyacı olan Ar-Ge, inovasyon ve markalaşma konusunda bir türlü gerçekleşmeyen “sanayi-üniversite” işbirliğinin “Dünyadaki gelişimi önlemesi ve Türkiye seviyesine indirgeme” işbirliği şeklinde gerçekleşmesini de bekleyemeyiz!

“Sanayi – üniversite” işbirliğinin geçekleşmesi için devletin de devreye girmesi şarttır. Döner Sermaye, vergi gibi birçok manisi var çünkü bu işin. Ayrıca öğretim üyesini gayrete getirecek teşvikler de yok! Sanayiciyi zorlayıcı politikalar zaten yok!

İktidar “Üniversite sayısını 200’e, öğrenci sayısını ise 8 milyona yaklaştırdık” deyip kasım kasım kasılıyor. Sanayici ise “Biraz vergi kaçırıyorum, biraz kayıt dışı üretim yapıyor ve geçinip gidiyorum” diyor. Hükümete “Bir milyon üniversite mezununun işsiz olduğunu”, iş adamına “merdiven altı üretimin ülkeye ihanetle eş değer olduğunu” hatırlatmadığınız müddetçe her şey güllük gülistanlıktır!

Üniversitelerin durumu daha da vahim! Sayıları çok ama kaliteleri oldukça düşük! Onlara da bu kalitesizliği hatırlatmayın!

Eğer böyle olmasaydı YÖK toplantı üstüne toplantı yapardı. Endüstri 4.0 Devrimi’ni yaşamaya başlayan ve geleceği tasarlayan ülkelere temsilci gönderip eğitim sisteminin nasıl bir yöne gittiğini öğrenmek için çaba sarf ederdi.

Endüstri 4.0 Devrimi ile birlikte birçok işkolunun robotlar tarafından ele geçirileceği kesinlik kazandı. Bazı işler önemini kaybederken bazı yeni işlerin önemli hale geleceği ise bir başka gerçeği bu devrimin. Üniversitelerin eğitim ve öğretim sistemlerini buna göre değiştirmesi gerekiyor. Üniversitelerde çağın ihtiyacına cevap veren ders vermesi ve eleman yetiştirmesi lazım ki, Türkiye dünya rekabetinden düşmesin!

 

BizGençler