Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Türk toplumu güvenlik ve ekonomik endişesi taşıyor

Türk insanı kendisini güvende hissetmiyor ve ekonomik gelişmelerden endişe duyuyor. Kutuplaşma ve Kürt meselesi ise kırılma noktası!..

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Fuat Keyman ve Proje Yöneticisi Pınar Akpınar, “Darbe Girişimi sonrası Çatışma Çözümü ve Demokrasi Fırsatları Projesi” ile ilgili hazırladıkları raporu paylaştılar.

Rapor, Türkiye’de uyuşmazlıkların iki ana fay hattı olduğuna dikkat çekiyor. 1) Kürt meselesi 2) Kutuplaşma. Dindarlar – Laikler… İktidar yanlıları – İktidar karşıtları… Kürtler – Türkler… Bunlar Türkiye’nin kutuplaştığı ana alanlar.

Raporda, gündelik hayatta pek fazla kutuplaşma yaşanmadığına dikkat çekiliyor ancak bu yaranın siyasilerin sürekli kaşımasından dolayı kangrene dönüştüğüne vurgu yapılıyor.

Raporun toplumda birlik ve dayanışma eksikliği olduğuna da işaret ediliyor ve toplumu birbirine yaklaştırıcı politikalara ihtiyaç olduğunun altı çiziliyor.

Ha, toplum birbirine hiç mi yaklaşmıyor? Yaklaşıyor tabii. Savaş ve darbe söz konusu olduğunda bir araya geliyor ama diğer zamanlarda uçlara çekiliyor! Siyasetçi, onların korku alanında kalmasını istiyor çünkü. İşin garipliğine bakın ki, İnsanlar da korku alanlarından çıkmayı pek istemiyorlar!

Peki, madem bu kadar kutuplaşma var, neden çatışma olmuyor?

Bu sorunun cevabını Araştırmacı Pınar Akpınar verdi: Vatandaş hangi tarafta duracağını bilemiyor. Kimlikler arasında çok fazla geçişkenlik var. Hem Kürt, hem Sünni ve hem de Türk mahallesinde yaşıyor! Farzımuhal, Kürtlerle Türkler arasında bir çatışma çıksa, bu vatandaş hangi tarafa geçeceğine nasıl karar versin?

Türkiye - AB ilişkilerinin heyecan verici bir safhada olduğu 2000’li yılların başında Türk toplumu bazı demokratik meseleleri konuşacak zemin bulmaya başlamış ve “Çözüm Süreci”ni devreye sokmuştu. Fakat son yıllarda sivil alan tamamen daraldı ve resmi söylemler öne geçti.

Bu içe kapanma hali ve sivil alanın daralması aslında Türkiye’nin uluslararası imajına da zara verdi. Devlet, belli bir zümreyi gözetmesi, devletin kırılganlığını artırıyor. Ki, bunlar telafisi zor olan kayıplardır.

Zemin bu kadar kaygan olur da toplumun fertleri kaygılanmazlar mı? Kaygılnıyorlar. Hem de ne kaygılanma! Bilhassa Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşlar Türkiye’de güven eksikliğinden ve ekonominin yanlış yönetildiğinden sürekli şikâyet ediyorlar. Bir de tabii adaletsizlikten!

Seçime giden Türk toplumunun kutuplaşmayı ortadan kaldırmaya, Kürt meselesini çözmeye samimiyetle el atacak siyasetçileri sandıktan çıkarması lazım. Güvenlik, ekonomi ve adalet eksikliğini telafi edecek liderlere ihtiyacı var Türkiye’nin. Dünyanın çok hızlı değiştiği şu çağda devletiyle kavgalı bir millet hiçbir yere gidemez!

 

 

 

BizGençler